Tarih: 18.02.2026 13:59

ANTİK DAĞIN ALTINDA 1.5 TRİLYON DOLARLIK HAZİNE ÇIKTI

Facebook Twitter Linked-in

ABD- 18.02.2026- ABD'nin McDermitt Caldera bölgesi, geçmişte cıva ve uranyum madenciliğiyle biliniyordu. Son araştırmalar ise antik bir süper volkanın krater yapısının altında devasa bir lityum yatağı olabileceğini ortaya koydu. Jeolojik analizlere göre rezerv miktarı 20 ila 40 milyon ton arasında değişiyor. Ton başına yaklaşık 37 bin dolar üzerinden yapılan hesaplamalarda toplam potansiyel değer 1,5 trilyon dolara ulaşıyor. 

Elektrikli araçlar için stratejik maden

Lityum, özellikle elektrikli araç bataryaları, enerji depolama sistemleri ve akıllı telefon üretimi için kritik öneme sahip. Küresel enerji dönüşümünün hız kazanmasıyla birlikte bu stratejik maden, ülkelerin ekonomik ve jeopolitik planlamasında kilit rol oynuyor.

ABD açısından söz konusu rezerv, Çin ve Güney Amerika merkezli mevcut lityum arzına karşı stratejik bir alternatif olarak değerlendiriliyor. 

Talep 2040'a kadar sekiz kat artabilir

Bilimsel projeksiyonlara göre küresel lityum talebi, 2040 yılına kadar 2022 seviyesinin yaklaşık sekiz katına çıkabilir. Artan elektrikli araç üretimi ve yenilenebilir enerji depolama yatırımları nedeniyle yıllık yaklaşık 1 milyon ton lityuma ihtiyaç duyulabileceği öngörülüyor. Bu bağlamda McDermitt Kalderası'ndaki potansiyel rezerv, küresel arz açısından "enerji çağının altın madeni" olarak nitelendiriliyor. 

Arz artarsa fiyat düşer mi?

Ekonomistler, teorik olarak trilyon dolarlık görünen rezervlerin piyasaya sürüldüğünde aynı değeri koruyamayabileceğini vurguluyor. Büyük ölçekli üretim, küresel lityum fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Bu durum, değerli maden barındırdığı düşünülen asteroid örneğine benzetiliyor: Kaynağa erişim sağlandığında bolluk fiyatı düşürür. Dolayısıyla rezervin ekonomik değeri, çıkarılma hızı ve küresel talep dengesiyle doğrudan bağlantılı olacak. 

Çevresel riskler gündemde

Uzmanlar, geniş çaplı bir lityum madenciliği operasyonunun ciddi çevresel etkiler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Su kullanımı, habitat kaybı ve yerel ekosistem üzerindeki baskı, bölge halkı ve çevre örgütleri açısından tartışma yaratabilecek başlıklar arasında. ABD'nin bu potansiyel rezervi nasıl ve hangi hızda değerlendireceği, hem küresel enerji piyasalarını hem de çevresel dengeleri belirleyecek.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —