SİVAS- 18.03.2026- 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla hafta içinde yurt genelinde birçok etkinlik düzenlendi. SCÜ Tıp Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen etkinlikler arasında "Karanlık Mikrofon" etkinliği farklılık yarattı.

Başka bir üniversitede emsali olmayan, son iki yıldır SCÜ Tıp Fakültesinde uygulanan "Karanlık Mikrofon" etkinliği, öğrencilerin yönetimle kurduğu iletişimi alışılmışın dışına taşıyor. Etkinliğin temel amacı; öğrencilerin akademik süreçler, fakülte imkânları veya kişisel görüşleri hakkında çekinmeden, baskı hissetmeden ve tamamen anonim kalarak soru sorabilmelerini sağlamak.
Sorular Karanlıkta Özgürleşti SCÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ünal Özüm, SCÜ 100. yıl Kültür Merkezinde konuk olduğu "Karanlık Mikrofon" söyleşisinde, doktor olmanın önemine vurgu yaptı ve öğrencilere mesleki tavsiyelerde bulundu. Dekan Özüm'ün giriş konuşmasından sonra, soru cevap bölümüne geçmek için öğrencilerin oturduğu alanların ışıkları söndürüldü. Öğrenciler karanlıkta kaldı. Bir saatten fazla süren soru cevap bölümünde öğrenciler, hocalarla derslerde yaşadıkları sorunlar, idareye eleştirilerini ve yönetimden beklentilerini dile getirdiler.

Tamamen karartılmış bir salonda gerçekleştirilen oturumda, bu sayede öğrenciler, gün ışığında sormaya çekindikleri kritik soruları; kimlikleri, kim oldukları görülmeden doğrudan dekana sordular. Dekan Özüm karanlığın öğrencilere sağladığı bu güven ortamında kendisine yöneltilen zorlu sorulara nezaketle cevap verdi. Gelen şikâyet ve taleplerle ilgili idari süreçler konusunda öğrencileri bilgilendiren Özüm, "söyledikleriniz bizim için kıymetli arkadaşlar, notlarımı aldım, ilgileneceğim merak etmeyin." dedi. Yoğun alkışlarla söyleşi sona erdi.
Söyleşiden sonra sorularımızı yanıtlayan Prof. Dr. Ünal Özüm'e yüzlerce öğrenciden gelen soru ve taleplerin kendileri için zorluk teşkil edip etmediğini sorduk. "Hayır, bilakis doğrudan paylaşımla karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuyor, öğrencileri ifşa etmeden varsa işleyişimizle ilgili eksikliklerimizin farkına varıyoruz. Türkiye'deki diğer fakültelerde benzeri bulunmayan bu uygulama, üniversite bünyesinde demokratik bir diyalog zemini oluşturması bakımından büyük önem taşıyor." diye belirti. "İkinci yılına giren bu etkinliği, hem öğrenciler hem de yönetim tarafından kurumsallaşmış bir "şeffaflık platformu" olarak nitelendiriliyorum." diyerek sözlerini tamamladı.
Haber: Gülümser KARADAĞ