Tarih: 26.01.2026 20:11

KAYIP BİR HASTALIK YENİDEN ORTAYA ÇIKTI

Facebook Twitter Linked-in

KOLOMBİYA- 26.01.2026- Bilim insanlarının, Kolombiya'daki Bogota yakınlarında bulunan beş bin 500 yıllık insan kalıntılarından frengiyle bağlantılı bir bakterinin genomunu yeniden oluşturduğu bildirildi. Çalışmanın, bulaşıcı hastalıkların Amerika kıtasındaki geçmişine dair bilinenleri kökten değiştirdiği aktarıldı.

Araştırma sonuçlarının Science dergisinde yayımlandığı ve bugüne kadar bilinen en eski Treponema pallidum genetik verilerinden birini ortaya koyduğu ifade edildi. 

Hastalığın kökeni beklenenden çok eski

Uzmanlar, söz konusu bakterinin günümüzde frengi de dahil olmak üzere ciddi hastalıklara yol açtığını belirtti. Yeni bulgularla, bu patojenin genetik geçmişinin en az 3 bin yıl daha geriye gittiği aktarıldı. Böylece, treponemal hastalıkların Amerika'da sanılandan çok daha erken dönemde yayılmış olabileceği vurgulandı.

Araştırmada yer alan genetikçi Lars Fehren-Schmitz, bu keşfin eski DNA çalışmalarının hastalıkların evrimini anlamadaki önemini gösterdiğini söyledi. 

Günümüzde bilinen türlerden farklı

Elde edilen antik genomun, günümüzde bilinen frengi, yaws ve bejel gibi hastalıklara yol açan türlerle akraba olduğu ancak birebir örtüşmediği belirtildi. Bilim insanlarının, bunun artık var olmayan kayıp bir hastalık koluna ait olabileceğini değerlendirdiği aktarıldı. Araştırmacılardan Anna-Sapfo Malaspinas, bu bakterinin pinta adlı daha az bilinen bir hastalığın erken bir formu olabileceğini, ancak bunun henüz kesinleşmediğini ifade etti. 

Geçmişten bugüne uzanan bir uyarı

Genetik analizlere göre bu antik bakteri kolunun yaklaşık 13 bin 700 yıl önce ayrıldığı, günümüzdeki türlerin ise çok daha sonra ortaya çıktığı aktarıldı. Uzmanlar, bu uzun geçmişin, bulaşıcı hastalıkların zaman içinde nasıl değişebileceğine dair önemli ipuçları sunduğunu belirtti.

Araştırma ekibi, bulguların Kolombiya'nın tıbbi ve kültürel tarihi açısından önem taşıdığı gerekçesiyle sonuçları yayımlamadan önce yerel topluluklarla paylaştı. Bu yaklaşımın, bilimsel çalışmalarla toplum arasındaki güveni güçlendirdiği vurgulandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —