Menü Sondakika haberler ve güncel haber sitesi.
Tarih: 09.03.2026 13:20
ÖZEL RÖPORTAJ : TÜRKİYE-IRAK EKONOMİK İLİŞKİLER VE YATIRIM FIRSATI

ÖZEL RÖPORTAJ : TÜRKİYE-IRAK EKONOMİK İLİŞKİLER VE YATIRIM FIRSATI

Facebook Twitter Linked-in

ANKARA- 09.03.2026- Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin mevcut durumunu ve geleceğe yönelik potansiyelini değerlendirmek üzere, Türkiye-Irak Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın  Mehmet Salih Çelik ile kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. İş dünyasına ışık tutacak değerlendirmeleri siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.

1. Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri bugün hangi noktada görüyorsunuz? Bu ilişkilerin gelişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Türkiye ve Irak arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, son yıllarda hem siyasi diyalogların güçlenmesi hem de bölgesel ihtiyaçların artmasıyla birlikte daha stratejik bir boyut kazandı. Bugün iki ülke arasındaki ticaret hacmi milyarlarca dolarlık bir seviyeye ulaşmış durumda. Irak ise bugün Türkiye'nin en önemli ihracat pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. TISİAD olarak, biz 29 farklı sektörde Irak'la ticari ilişkiler içerisindeyiz. Özellikle inşaat, enerji, gıda, lojistik ve perakende sektörlerinde Türk firmalarının Irak'ta ciddi bir varlığının bulunduğunu söyleyebilirim.

Bu ilişkilerin gelişim sürecine baktığımızda, zaman zaman bölgesel güvenlik sorunları ve siyasi dalgalanmalar nedeniyle kesintiler yaşansa da ticari ilişkilerin her zaman güçlü bir şekilde yeniden toparlandığını görüyoruz. Türk iş insanları Irak pazarını yakından tanıyor, Iraklı yatırımcılar da Türkiye'yi güvenilir bir ticaret ve yatırım ortağı olarak görüyor. Bu karşılıklı güven, ilişkilerin temelini oluşturuyor.

Özellikle son dönemde iki ülke arasında ulaştırma koridorları, enerji iş birlikleri ve sınır kapılarının geliştirilmesi gibi projeler gündemde. Bu tür adımların hayata geçmesiyle birlikte ticaret hacminin çok daha yukarı seviyelere çıkacağına inanıyoruz."

2. Türkiye-Irak Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği olarak iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesi için hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

"Sadece bir alanda değil, birden fazla alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bunların en kapsayıcısı ise gerçekleştirdiğimiz zirveler. Özellikle 2025 yılının Mayıs ayında Erbil'de yaptığımız ekonomi ve ticaret zirvesi çok ses getirdi. 

Ticaret heyetleri, iş forumları ve B2B görüşmeleri organize ederek Türk ve Iraklı iş insanlarının doğrudan temas kurmasını sağlıyoruz. Bu tür organizasyonlar sayesinde firmalar birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buluyor ve somut ticari iş birliklerinin önü açılıyor. Aynı zamanda sektörel toplantılar ve yatırım buluşmaları düzenleyerek özellikle inşaat, enerji, lojistik, tarım ve gıda gibi alanlarda yeni ortaklıkların kurulmasına katkı sağlıyoruz.

Bunun yanında iki ülke arasındaki ticari süreçlerde karşılaşılan bürokratik ve lojistik sorunların çözümü için ilgili kurumlarla temas halinde çalışıyoruz. İş insanlarının sınır kapıları, gümrük işlemleri, yatırım mevzuatı ve ticari düzenlemeler konusunda yaşadığı sorunları raporlayarak yetkili mercilere iletiyor ve çözüm üretilmesi için girişimlerde bulunuyoruz.

Ayrıca Irak pazarına girmek isteyen Türk firmalarına rehberlik ediyor, pazar hakkında bilgi paylaşımı yapıyor ve doğru iş ortaklarıyla buluşmalarına destek oluyoruz. Aynı şekilde Türkiye'de yatırım yapmak isteyen Iraklı iş insanlarına da danışmanlık ve yönlendirme sağlıyoruz."

3. Irak pazarı Türk iş insanları için hangi fırsatları barındırıyor? Özellikle hangi sektörlerde daha büyük bir potansiyel görüyorsunuz?

"Özellikle inşaat ve altyapı sektörü Irak'ta en büyük fırsatların bulunduğu alanların başında geliyor. Konut projeleri, yol ve köprü yatırımları, hastane ve kamu binaları gibi pek çok alanda büyük bir ihtiyaç söz konusu. Türk müteahhitlik firmaları geçmişte Irak'ta önemli projelere imza attı ve bu alandaki tecrübeleri sayesinde yeni projelerde de güçlü bir konumda bulunuyor.

Bunun yanı sıra enerji sektörü de büyük bir potansiyel barındırıyor. Elektrik üretimi, enerji altyapısı, yenilenebilir enerji projeleri ve enerji ekipmanları konusunda ciddi yatırım ihtiyaçları bulunuyor. Türkiye'nin bu alandaki teknoloji ve tecrübesi Irak için önemli bir avantaj oluşturuyor. Tabi bütün bunlara ek olarak, şu anda bizim de girişimlerini sürdürdüğümüz bir 'sağlık turizmi' alanı var. Gelecekte Türk iş insanlarının buraya ciddi yatırımlar yapacağına ve olumlu sonuçlarını alacağına inanıyorum."

4. Türk yatırımcıların Irak'ta karşılaştığı temel zorluklar nelerdir ve bu zorlukların aşılması için hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

"Zaman zaman bazı yapısal ve bürokratik zorluklarla karşılaşılabildiğini biliyoruz.. Bunların başında bürokratik süreçlerin zaman alması, mevzuat uygulamalarındaki farklılıklar ve yatırım süreçlerindeki belirsizlikler geliyor. Özellikle izin süreçleri, gümrük işlemleri ve yerel yönetimlerle yürütülen bazı prosedürler yatırımcılar için zaman zaman zorlayıcı olabiliyor.

Biz de Türkiye-Irak Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği olarak iş dünyasının yaşadığı sorunları yakından takip ediyor, ilgili kurumlarla paylaşarak çözüm yolları geliştirilmesine katkı sunuyoruz. Amacımız, iki ülke arasındaki yatırım ortamını daha öngörülebilir ve güvenli hale getirerek Türk yatırımcıların Irak'ta daha güçlü bir şekilde faaliyet göstermesine destek olmaktır."

5. Bölgesel ticaretin güçlenmesi açısından Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik iş birliğinin Ortadoğu'daki dengelere nasıl katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?

"Özellikle ulaştırma koridorları, enerji hatları ve lojistik ağların geliştirilmesi, bölgesel ticaretin daha etkin ve hızlı şekilde gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır. Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasında önemli bir ticaret köprüsü olması, Irak'ın ise Ortadoğu'daki stratejik konumu, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini bölgesel ticaret açısından çok daha önemli bir noktaya taşıyor. Bu iş birliği güçlendikçe Irak üzerinden Körfez ülkelerine, Türkiye üzerinden ise Avrupa pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret ağı oluşabilir."

6. Önümüzdeki yıllarda Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin nasıl bir seyir izlemesini bekliyorsunuz? Bu noktada iş dünyasına düşen sorumluluklar nelerdir?

"Önümüzdeki yıllarda Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin daha da artarak güçlü bir ivme kazanacağını düşünüyoruz. Irak, Türkiye'nin en önemli ihracat pazarlarından biri olmaya devam ediyor ve iki ülke arasındaki coğrafi yakınlık, kültürel bağlar ve ticari deneyim bu ilişkinin gelişmesi için önemli avantajlar sunuyor. Özellikle ulaştırma altyapısının geliştirilmesi, yeni sınır kapılarının açılması ve lojistik süreçlerin iyileştirilmesiyle birlikte ticaret hacminin çok daha yüksek seviyelere ulaşması mümkün.

Irak'ta devam eden yeniden yapılanma süreci, konut, altyapı, enerji, sanayi ve hizmet sektörlerinde önemli yatırım fırsatları ortaya çıkarıyor. Türk firmalarının bu alanlardaki tecrübesi ve rekabet gücü dikkate alındığında, önümüzdeki dönemde ticaretin sadece ihracatla sınırlı kalmayıp ortak yatırımlar ve üretim projeleriyle daha da derinleşeceğine inanıyoruz.

Bu noktada iş dünyasına da önemli sorumluluklar düşüyor. Öncelikle firmaların Irak pazarını iyi analiz etmesi, yerel dinamikleri doğru anlaması ve güçlü yerel ortaklıklar kurması büyük önem taşıyor"

7. Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaret değil aynı zamanda kültürel ve sosyal iş birliklerini de güçlendirdiğini görüyoruz. Sizce bu iş birlikleri iki ülke halkları arasındaki bağların gelişmesine nasıl katkı sağlayabilir?

"Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler sadece ticaret rakamlarından ibaret değildir; aynı zamanda iki ülke halkları arasında güçlü sosyal ve kültürel bağların oluşmasına da önemli katkılar sağlar. Ticaretin ve yatırımların artması, insanların daha fazla temas kurmasına, iş dünyasıyla birlikte akademi, kültür ve sivil toplum alanlarında da yeni iş birliklerinin gelişmesine zemin hazırlar.

Biz Türkiye-Irak Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği olarak ekonomik ilişkilerin aynı zamanda bir gönül köprüsü oluşturduğuna inanıyoruz. İş dünyasının kurduğu güçlü ilişkiler, zamanla sosyal ve kültürel alanlara da yansıyor. Bu sayede iki ülke arasında sadece ekonomik değil, aynı zamanda kalıcı dostluk ve dayanışma bağlarının da güçlendiğini görüyoruz."

8.Son olarak hem Türkiye'deki hem de Irak'taki iş insanlarına vermek istediğiniz mesaj nedir?

"Irak pazarı, gelişmekte olan yapısı ve yeniden yapılanma süreciyle önemli fırsatlar barındırıyor. Türk iş insanlarının sahip olduğu üretim gücü, teknoloji ve tecrübe Irak'ın ihtiyaç duyduğu birçok alanda önemli katkılar sunabilir. Aynı şekilde Iraklı yatırımcıların da Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısından, geniş pazar imkanlarından ve uluslararası ticaret ağlarından faydalanma fırsatı bulunuyor.

Bu süreçte en önemli unsur güven, sürdürülebilirlik ve karşılıklı kazanç anlayışıdır. İş insanlarının kısa vadeli kazançların ötesine bakarak kalıcı ortaklıklar kurması, bölgesel ticaretin gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda genç girişimcilerin de bu iş birliklerine dahil edilmesi ve yeni yatırım alanlarının birlikte keşfedilmesi büyük önem taşıyor."

 

Röportaj : Gözde ŞAHİN

                 Program Sunucusu/Moderatör

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —