AVUSTRALYA- 25.02.2026- Avustralya'daki Güney Avustralya Üniversitesi (UniSA) araştırmacılarının yaptığı çalışmada, kronik uykusuzluğun beynin 24 saatlik iç ritmiyle bağlantılı olabileceği bildirildi. Araştırmanın, zihinsel faaliyetlerin gün içinde nasıl yükselip düştüğünü ilk kez bu şekilde haritalandırdığı aktarıldı.Uykusuzluk, nüfusun yaklaşık yüzde 10'unu etkiliyor. Özellikle ileri yaş grubunda bu oran daha da artıyor. Birçok kişinin gece 'zihnim susmuyor' şikayetinde bulunduğu biliniyor.
Beynin iç saati şaşıyor olabilir
Araştırmada 16'sı kronik uykusuzluk yaşayan, 16'sı sağlıklı uyuyan toplam 32 kişi incelendi. Katılımcıların 24 saat boyunca kontrollü bir ortamda uyanık tutulduğu ve dış zaman ipuçlarının ortadan kaldırıldığı belirtildi. Böylece beynin doğal iç ritminin ölçüldüğü aktarıldı. Her saat başı düşüncelerinin niteliğini ve yoğunluğunu değerlendirdikleri kaydedildi.
Sonuçlara göre hem sağlıklı bireylerde hem de uykusuzluk yaşayanlarda zihinsel aktivitenin öğleden sonra zirve yaptığı, sabaha karşı ise düştüğü görüldü. Ancak uykusuzluk yaşayan grupta önemli bir fark ortaya çıktı.Araştırmanın başyazarı Prof. Kurt Lushington'ın, "İyi uyuyan kişilerde zihin gündüz problem çözme modundayken gece doğal olarak sakinleşiyor. Uykusuzluk yaşayanlarda bu geçiş yeterince gerçekleşmiyor" dediği aktarıldı.
Uykusuzluk grubunda zihinsel zirvenin yaklaşık 6.5 saat geciktiği belirtildi. Bunun, beynin gece saatlerinde hala gündüz gibi çalışmasına yol açtığı ifade edildi.
Gece kapanamayan zihin
Prof. Lushington'ın, "Uyku sadece gözleri kapatmak değildir. Beynin hedef odaklı düşüncelerden uzaklaşması gerekir" ifadelerini kullandığı bildirildi. Araştırmada, bu zihinsel 'gevşemenin' geciktiği ve zayıfladığı vurgulandı. Uzmanların, bu durumun sirkadiyen ritim (vücudun biyolojik saati) bozukluklarıyla ilişkili olabileceğini belirttiği aktarıldı.
Yeni tedavi yolları gündemde
Araştırmacılardan Prof. Jill Dorrian'ın, bulguların yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini söylediği bildirildi.Zamanlanmış ışık maruziyeti, düzenli günlük rutinler ve farkındalık egzersizlerinin iç saati güçlendirebileceği ifade edildi. Mevcut tedavilerin çoğunlukla davranışsal yöntemlere odaklandığı, ancak bu çalışmanın biyolojik saat ve zihinsel süreçleri birlikte ele alan yaklaşımların önemini ortaya koyduğu aktarıldı. Araştırmanın Sleep Medicine dergisinde yayımlandığı bildirildi.