16183,43%0,37
43,97% 0,04
51,14% -0,54
7500,71% -0,46
12213,23% 0,00
ANKARA- 03.03.2026- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugünkü grup toplantısında İran'a yönelik kritik açıklamalarda bulundu ve önemli mesajlar verdi.
Hani müzakereler sürüyordu?
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını hatırlatan Bahçeli, "ABD'nin siyonizm'in tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayriahlakidir." diye konuştu.
Bahçeli, uluslararası hukuku tanıyan ve takanın olmadığını ifade ederek, "Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor, anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın bulunduğu iddia ediliyordu?" ifadelerini kullandı.
Cenevre'de 26 Şubat'ta düzenlenen müzakereler sonrası arabulucu Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi'nin İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğini açıkladığını anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:
“ABD ve İran eş zamanlı olarak, müzakerelerde ilerlemenin olduğuna dair mesajlar vermişlerdi. Hatta Cenevre'nin ardından süregelen görüşmelerin Viyana'da devam edeceği bile duyurulmuştu. 28 Şubat 2026 Cumartesi günü malum müzakerelerle ilgili gelişmeleri ele almak maksadıyla İran'ın dini lideri Ali Hamaney, üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail'in saldırması ve sonuçta mezkur toplantıda bulunanların katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır. Casuslar, İran'ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte ite ite ABD'yi İran'a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesiyle İran'a tuzak kurulmuştur. Hamaney'in ölümünden sonra Mossad ajanlarının, yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netanyahu'nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir?”
Türkiye'nin çıkarması gereken dersler
Amacının ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak olmadığını belirten Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Maksadımız, komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir. İç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur. Komşu ülkemiz İran'ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkansız hem de izansızlıktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın, solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını, merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz? 'Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın' diyenlerin işbirlikçi torunları, sözde milliyetçi geçinen milliyetsizler sorarım sizlere, bir olmuş, diri olmuş, hep birlikte tek yürek olmuş Türkiye'nin neresinden rahatsızsınız? Oyumuz şu olmuş, bu olmuş, hepsi fasa fiso, hepsi beyhude, vatan ve millet elden gidince, devlet hükmü şahsiyetini kaybedince ne yapalım oyu? Nasıl yapalım siyaseti? Ne diyelim geleceğimizin nesline? Hangi bahaneleri üretelim ecdadımızın yüzüne? Nasıl olsa sırtınızda yumurta küfesi yoktur. Nasıl olsa yediğiniz önünde, yemediğiniz arkanızdadır. Bir eliniz balda, diğeri yağdadır."
'Türkiye yeni İran'dır' sözüne sert tepki gösterdi
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'ın "Türkiye yeni İran'dır", Türk ve Türkiye düşmanı Michael Rubin'in "Ankara 2036'da, Tahran 2026'daki gibi olacak mı?" sözünü aktaran Bahçeli, "Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir." dedi.
Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikat, aynısıyla da farz-ı ayndır. Bu inanca sahip bir kutlu iradeyi, bu iradenin sahibi bir büyük milleti, Türk-İslam mefkuresinin yeryüzüne mühür vurmuş muazzam bir kahramanlığını tehdit edecek, boyun eğdirecek, teslim alacak muhasım bir odağı Cenabıallah henüz nasip etmemiş, henüz yaratmamıştır. Üstümüze kim geliyorsa, kimler gelmeyi düşünüyorsa göreceği azamet ve şiddeti de peşinen kabullenmek durumundadır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten vazgeçeceğimizi hiç kimse düşünmemelidir. Hiçbir hain emel sahibi mihrak veya ülke yanlış hesap yapmamalıdır. Bir ölürsek bin diriliz, bin ölürsek bir bir dirilir, bu vatana, bu millete sonuna kadar sahip çıkarız. Korkak her gün, kahraman bir gün ölür. Biz korkak değil, kahraman bir milletin bugünkü serdengeçtileriyiz."
İran'ın dini lideri Ali Hamaney ile birlikte hayatını kaybedenlere Cenabıallah'tan rahmet dileyen Bahçeli, dost, kardeş ve komşu ülke İran halkına sabır ve başsağlığı dileğinde bulundu.
"Bir devletin en üst mevkiinde bulunan 50'ye yakın kişinin aynı anda hedef alınmasından, aynı şekilde ifna edilmesinden ibret almayalım da ne yapalım? Böylesi bir tedbir ve temkin ihlaline nasıl yorum getirelim?" diyen Bahçeli, Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmalara da değindi.
Bahçeli, Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulması, anlaşmazlıkların karşılıklı mutabakatla sonlandırılması temennisinde bulundu.
'Yeryüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz yeryüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin çekim alanına kapılarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır." dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, tarih boyunca toplumların farklı saiklerle kitleler halinde kendisine coğrafya aradığını, bu tür toplu yönelişin yalnızca doğru zamanda değil, doğru yöntemlerle de olması gerektiğini söyledi. Asırlar süren yerleşimden sonra Osmanlı'nın küçülmeye başladığı dönemde de Anadolu'nun, "asla terk edilmeyecek ana yurt" olduğunu aktaran Bahçeli, "Bu ana yurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir." dedi.
Cumhuriyet'in ve "siyasi başkent Ankara'nın" bin yıllık Anadolu'daki Türk jeopolitiğinin hem gereği, hem muhteşem anısı, hem de mükafatı olduğunu kaydeden Bahçeli, "Türk milliyetçisi olarak" yüreklerinin bir parçasının soydaşları ve din kardeşlerinin bulunduğu her yerde attığını ifade etti.
Bugün kendi kaynaklarından yükselen, kendi beşeriyetinden kuvvet bulan ve yüksek caydırıcı gücüyle kötü niyetleri durduran Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığına işaret eden Bahçeli, "Elbette, bütün çabalara ve iyi niyete rağmen her sorunun çözülmüş, insanımızın devletinden beklediği her talebin karşılandığını ileri sürecek değiliz. Ancak hayatın meşgalesi içinde bunlar da vardır ve olması da hem demokratik, hem insani, hem de siyasi bir realitedir. Doğal karşılamak lazımdır. İhtiyaçların sonsuz, kaynakların yetersiz olduğu denklemde pek tabii toplumun beklentileri makul hamlelerle karşılanmalıdır." diye konuştu.
Terörsüz Türkiye mesajı
Ankara'nın ve Türkiye'nin güvenliğini "her şeyin önünde ve üstünde" gördüklerini vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumların güvencesi olduğunu bildirdi.
Öncelikle Türkiye'nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamının müdafaa edilmesi gerektiğini bildiren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefiyle yapmak istediğimiz de tam budur. Dünyaya Ankara'dan bakmaktan, milli birlik ve kardeşliğimizi gözü kara biçimde savunmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Bölgesel ve küresel sorun alanlarına karşı barışçıl, insani, vicdan temelli ve ahlaki tutarlılığın izdüşümünde yaklaşmanın dışında bir diğer tercihimiz söz konusu değildir." şeklinde konuştu.
İran'a yapılan "mütehakkim ve mütecaviz saldırıları" kınayan Bahçeli, Afganistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların son bulmasını, "küresel güçlerin dolduruşuna gelerek ilerletilen" savaş ve çatışmaların yerini barış ve sükunet ortamına bırakmasını diledi.