14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,20% -0,08
6245,46% 0,83
10147,72% 0,77
Haberi yalnızca aktaran değil, izleyiciyle bağ kuran; ciddiyetle samimiyeti aynı karede buluşturabilen bir muhabir…
Günümüz medya dilinde hızın, gerginliğin ve tekdüzeliğin baskın olduğu bir dönemde; haberin insani tarafını unutmadan, tebessümü ve duyguyu satır aralarına ustalıkla yerleştiren ender isimlerden biri Murat Dada. Show TV ekranlarında zamanla “Murat Dada haberi” diye anılacak kadar kendine özgü bir anlatı dili kuran Murat Dada ile; mesleğin mutfağında başlayan yolculuğundan ekranın önüne uzanan hikâyesini, sahadaki gerçekliği, eleştirilerle şekillenen duruşunu ve haberin yalnızca bilgi aktarmak değil, güçlü bir iletişim biçimi olduğuna dair bakışını konuşuyoruz…
Muhabirlik yolculuğunuz nasıl başladı? Show TV’ye uzanan bu süreçte sizi ayakta tutan en önemli motivasyon ne oldu?
İlk muhabirlik deneyimim 2005 de başladı. O zaman çalıştığım kanalda hem spikerlik hem muhabirlik yapıyordum. Uyduya yeni çıkmış bölgesel bir TV kanalında çalışıyorsanız her işi yapmanız gerebiliyor. Öyle ki, önce muhabirlik yapıp haberimi çekiyor, kanala gelip haberimi yazıyor, perforeleri seslendiriyor, kameralarımı ayarlayıp haberimi sunuyordum. En büyük motivasyonum ise işime olan aşkım oldu.

Haber genellikle ciddi bir alan olarak görülürken, siz sahada haberlere eğlenceli, samimi ve kendinize has bir yorum katıyorsunuz. Bu tarz nasıl ortaya çıktı?
Ülkemizde yaşanan gergin ortam maalesef haberlere de yansıyor. Evet haber ciddiyet isteyen bir meslek fakat insanlara bilgi vermenin dışında da yapmak istediklerim vardı. Yaptığım haberlerin genç yaşlı herkes tarafından izlenmesini istiyordum. Jackie Chan filmleri geldi aklıma. Onun filmlerini çok seviyorum. Çünkü dövüş filmlerini daha önce kimsenin yapmadığı şekilde mizahla harmanlayıp filmlerini sevdirdi. Ben de benzer bir şey yaptım denebilir.

İzleyiciler artık “Murat Dada haberi” diye ayrı bir stil tanımlıyor. Bu tarz bilinçli bir tercih miydi, yoksa zamanla mı şekillendi?
Açıkçası yaptığım haberlerin bu kadar sevileceğini tahmin etmemiştim. Yaptığım sadece haberleri izleyen kişinin yüzünde bir tebessüm oluşturmaktı. Tabi bu bir anda olmadı. Zamanla şekillendi. Önce A haberde bir kaç haberi kendi tarzımda yaptım. Sonra ise Show TV beni istedi ve yapmak isteğim haberleri çok daha keyifle ve sürekli yapar oldum.

Klasik muhabirlik anlayışının dışına çıktığınızda eleştiriler aldığınız oldu mu? Bu yorumlar sizi nasıl etkiliyor?
Evet eleştirildim. Hatta ilk zamanlar bu çok fazlaydı. Ama yaptığınız işe inanıyor ve kendinizden eminseniz gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Eleştiri her meslekte var. Yaşamın olmazsa olmazı. Eleştrilere kulaklarımı tıkamadım asla. Tam aksine eksiklerimi tamamlamama yardımcı oludu Bu da işime daha fazla değer katmamı sağlıyor

Sahada haber yaparken sizi en çok eğlendiren ya da yayına yansımayan unutulmaz bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Bu konu da çok şanslıyım. Bu tür anlar her zaman alıyor. Her gün yeni ilginç şeylerle karşılaşıyorum. Ama bir tanesini anlatmam gerekirse; Show haber de ilk aylarımdı. Kanal benim özellikle askı takmamı istedi. Tüm haberlerimi askıyla yapıyorum ve insanlar beni askılı muhabir olarak tanıyordu. Beşiktaşta bir haber için röportaj yapıyordum. Saçlarımı kestirmiştim ve askı takmıyordum o gün. O sırada yanıma birisi geldi. Elimde show haber mikrofonunu gördü heyecanlı bir şekilde “sizin kanalda askılı bir muhabir var ben onu çok seviyorum. Haberlerine bayılıyorum. Ona benim selamımı söyle ne olur” dedi. Adama sadece baktım. Baktım. Bakmaya devam ettim. O da şaşkın bana baktı bir süre. “Söylerim dedim” Sonra daha da heyecanlandı. Aaa dedi sen o sun.

Show TV ekranlarında bugüne kadar yaptığınız haberler arasında en çok ses getiren ya da sizi en çok etkileyen çalışma hangisiydi?
İşte en zorlandığım şey bu. Tüm haberlerime özeniyorum. Hepsi benim için çok değerli. Hangisi ses getirdi? Sanıyorum Geçen sene şubat ayında -2 derece soğukta denize atlamam oldu.

Kamera önünde enerjik ve rahat bir Murat Dada görüyoruz. Kamera arkasında nasıl birisiniz? İzleyicinin pek bilmediği bir yönünüz var mı?
Aslında tam tersi. O enerjik espirili muhabir gidiyor. Yerine ciddi fazla konuşmayan biri geliyor. Ekranda körünenin tam tersi bir karakterim var.
Peki muhabirliğe başlamak isteyen gençlere, tek cümleyle en önemli tavsiyeniz ne olur?

Azimlerini kaybettikleri anda hayallerini de kaybederler. Çok çalışın araştırım gibi şeyler söylemeyeceğim. Çünkü azim de hepsi var. Azmeden gerçekten isteyen hayalinin gerçekleşmesi için tüm gerekenleri yapar. Fakat azimlerini kaybettikleri an her şey biter. Yürürken belki koşuyorken bir anda düşebilirsiniz. Tekrar kalkın. Yolda yeni hayallere yelken açabilirsiniz. Devam edin. O gün geldiğinde aynanın karşısında hayallerine ulaşmış birini bulacaksınız.ızca aktaran değil, izleyiciyle bağ kuran; ciddiyetle samimiyeti aynı karede buluşturabilen bir muhabir…
Günümüz medya dilinde hızın, gerginliğin ve tekdüzeliğin baskın olduğu bir dönemde; haberin insani tarafını unutmadan, tebessümü ve duyguyu satır aralarına