16675,83%-3,15
43,83% 0,20
51,56% -0,07
7050,80% 0,20
11672,32% 0,00
EDİRNE - 20.02.2026- Edirne’nin simgesi, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii, yaklaşık 5 yıl süren kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2021 yılı Kasım ayında başlatılan çalışmaların büyük bölümü tamamlanırken, cami cemaatle yeniden buluştu. Restorasyonun ardından ilk ibadet ikindi namazıyla gerçekleştirildi. Uzun yıllar iskelelerle kaplı kalan kubbe ve minarelerin yenilenmiş hali vatandaşları hem duygulandırdı hem de gururlandırdı.

Saf tutan cemaat, Selimiye’de yeniden namaz kılmanın heyecanını yaşadı. “BEKLEDİĞİMİZE DEĞDİ, ADETA YENİDEN HAYAT BULMUŞ” Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Muammer Morkoç, restorasyon sürecinin öğrencilik yıllarına denk geldiğini belirterek duygularını şöyle ifade etti: “Gerçekten restorasyon süreci bayağı uzun sürdü. Açıkçası bu kadar uzun süreceğini biz de tahmin etmiyorduk. Öğrenciliğimiz boyunca hep çalışmalar vardı; kubbeler, minareler, avlu… Hep bir iskele görüntüsü hakimdi. Ama şimdi bitmiş halini görünce beklediğimize değdiğini düşünüyorum. Gerçekten çok ihtişamlı, çok görkemli olmuş. Detaylar daha net ortaya çıkmış, adeta yeniden hayat bulmuş gibi. İnsan hem duygulanıyor hem de gururlanıyor. Bu kadar büyük bir eserin yeniden tüm ihtişamıyla ayağa kalktığını görmek çok sevindirici. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun demek isterim.
Öncelikle Ramazan ayına ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Allah yapacağımız tüm ibadetleri, duaları kabul eylesin. Ramazan hem manevi olarak arınma hem de birlik ve beraberlik ayı. Böyle özel bir döneme, Selimiye’nin yeniden açılışıyla birlikte girmek ayrı bir mutluluk veriyor. Ramazan’ın ilk günlerinde böylesine manevi atmosferi yüksek bir mekânda bulunmak gerçekten çok anlamlı. İnşallah hepimiz için hayırlı, bereketli ve huzurlu bir ay olur.” “RAMAZAN AYINDA AÇILMASI BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ” Oğluyla birlikte camide namaz kılan Oğuzhan Canyurt ise Selimiye’de ibadet etmenin kendileri için büyük bir özlem olduğunu söyledi: “Dört yıldır Edirne’de yaşıyorum. Buraya geldiğimizden beri de namaz kılamadık. Şimdi bir Ramazan ayında açılmış olması bizi çok mutlu etti. Çok ayrı bir havası var. Bütün insanların buraya gelmesini isterim. Burada namaz kılmak ayrı bir duygu veriyor insana.

Çok büyük bir hasret vardı. Gerçekten çok mutlu olduk. Çok da güzel bir işçilik olmuş. Çok hoşumuza gitti.” “DÖRT BUÇUK YILLIK ÖZLEM SONA ERDİ” Selimiye’nin eski başmüezzinlerinden Yusuf Karabıyık Çengelci de yıllar sonra yeniden cemaatle saf tutmanın heyecanını yaşadığını dile getirdi: “Harika bir duygu. Selimiye zaman zaman böyle safhalardan geçti. Ben de burada görevliydim, rahmetli babamdan sonra vazifeyi sürdürdüm. O yıllarda da buna benzer genel bir çalışma yapılmıştı. Yine birkaç yıl sürmüştü ama bu kadar tamamen kapalı kalmamıştı. Bir tarafta çalışma varken diğer tarafta namaz kılınabiliyordu. Fakat bu son dört–dört buçuk yıllık süreçte içeride ibadet yapılamadı. Bu da hem cemaat hem de ziyarete gelenler için ciddi bir hasret oldu. Bugün ise şükürler olsun ki o hasret sona erdi. Dört buçuk yıllık özlem bitti. İnsanlar yeniden caminin içine girip saf tutabiliyor. Bu gerçekten çok kıymetli. Gelen misafirlerin yüzünden de bunu anlıyoruz; herkes çok mutlu. Gayet güzel olmuş. Selimiye yine aynı ihtişamıyla, aynı orijinalliğiyle ayakta duruyor. Zaman zaman ‘şöyle mi oldu, böyle mi oldu’ diye konuşmalar olur ama cami özünü kaybetmemiş. Ufak tefek boya, temizlik ve yenileme işleri olur; bunlar önemli değil. Önemli olan ruhunun ve asıl kimliğinin korunmasıdır. O da korunmuş. 30 yıl burada görev yaptım. Otuz yıl boyunca minarelerden ezan okudum.
Bizim zamanımızda hoparlör yoktu. Minareye çıkar, ezanı oradan okurduk. O dönemlerde caminin kendi akustiği vardı. Ben 1968 yılında göreve başladım. Hesap edin, neredeyse 58 yıl geçmiş. O zamanlar ne hoparlör vardı ne mikrofon. İmam ön tarafta konuştuğunda, caminin neresinde durursanız durun sesi aynı netlikte duyabiliyordunuz. Mimar Sinan bu mabedi öyle bir ses sistemiyle inşa etmiş ki doğal akustiği mükemmel. Şahsen şunu düşünüyorum: Aşırı hoparlör kullanımı camilerin o orijinal ses düzenini bozuyor. Ezan okunurken, namaz kılınırken mabedin kendi doğal yankısı ve sesi çok daha güzel. Camiler kendi orijinal sesiyle anlamlıdır. Selimiye’nin de en büyük özelliklerinden biri budur.” “ESKİ GÖRKEMİNE KAVUŞTU” Gökhan Aktürk ise restorasyon çalışmalarının camiyi eski ihtişamına kavuşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Caminin restorasyonuna ve çalışmalarına baktığımızda tekrar eski görkemine döndüğünü görüyoruz.

Birebir özgünlüğü görebiliyoruz. Çalışan arkadaşlara çok teşekkür ederiz, gayet güzel bir çalışma olmuş. Eski görkemine kavuştuğu için namazlarımız eski huzuruyla, eski görkemiyle tekrar kılınmaya devam edecek. İnşallah daha güzel namazlar, güzel teravihler nasip olur.” Yaklaşık beş yıllık titiz çalışmaların ardından kapılarını yeniden açan Selimiye Camii, Ramazan ayının manevi atmosferiyle birlikte hem Edirneliler hem de kente gelen ziyaretçiler için yeniden buluşma noktası oldu.