Bir şehrin gerçek ekonomisi istatistik tablolarında değil, çarşısında okunur.
Bugün çarşıya kulak verdiğimizde duyduğumuz cümle net:
“Ayaktayız ama zorlanıyoruz.”
Esnafın sorunu tek başlık değil:
Artan kiralar kazancı eritiyor.
Sigorta primleri ve vergi yükü küçük işletmeyi büyük zincirlerle aynı terazide tartıyor.
Enerji ve girdi maliyetleri kârı değil, gideri büyütüyor.
Online ticaret kontrolsüz bir rekabet alanı oluşturuyor.
Ancak mesele sadece ekonomik değil; mesele yapısal.
Bugün birçok esnaf:
Hangi destekten faydalanacağını zamanında bilmiyor.
Dijital pazara nasıl gireceğini bilmiyor.
Rekabet karşısında nasıl konumlanacağını bilmiyor.
Nitelikli personel bulmakta zorlanıyor.
Çırak yetiştiremiyor.
Yani esnaf mücadele ediyor ama yalnız hissediyor.
İşte burada ihtiyaç olan şey şikâyeti büyütmek değil, sistemi güçlendirmektir.
Öncelikle klasik toplantı anlayışı değişmelidir:
Sorun dinleyip dağılmak çözüm değildir.
Fotoğraf veren toplantılar değil, sonuç üreten mekanizmalar kurulmalıdır.
Bunun için somut bir model gereklidir:
Esnaf Destek Masası:
Devlet teşviklerini takip eden, başvuru süreçlerinde rehberlik eden ve esnafı düzenli bilgilendiren bir yapı oluşturulmalıdır.
Dijital Dönüşüm Programı:
Sadece “e-ticarete girin” demek değil; sosyal medya eğitimi, e-ticaret kurulumu ve yerel dijital pazarlama desteği verilmelidir.
Ortak Satın Alma ve Kampanya Modeli:
Toplu alım gücüyle maliyetler düşürülmeli, yerel esnaf için özel kampanya dönemleri planlanmalıdır.
Genç Esnaf ve Çıraklık Programı:
Mentorluk sistemi kurulmalı, ustalık kültürü teşvik edilmelidir.
Süreç Takibi ve Sonuç Odaklı Yönetim:
Alınan her karar takip edilmeli, raporlanmalı ve sonuç alınana kadar süreç yönetilmelidir.
Yasal Düzenlemeler:
Ekonomik yükün azaltılması için Vergi Usul Kanunu 213’ün yeniden revize edilmesi gereklidir.
Bu, küçük işletmelerin üzerindeki yükü hafifletecek, daha adil bir sistem oluşturacaktır.
Çünkü esnaf destek bekleyen bir kitle değildir; doğru sistem kurulduğunda büyüyen bir güçtür.
Esnaf yalnız kalırsa çarşı zayıflar.
Çarşı zayıflarsa şehir yavaşlar.
Şehir yavaşlarsa ekonomi küçülür.
Ve artık esnaf ayakta kalmak değil, güçlü kalmak istiyor.
Bu noktada Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın görevi yalnızca temsil etmek değil; yön göstermek, sistem kurmak ve süreci sonuç alana kadar takip etmektir.
Toplantılar fotoğraf için değil, çözüm üretmek için olmalıdır.
Medya Danışmanı
Fatma Nur KARAYİĞİT
Hatay/Dörtyol
