Aynı Toprağın Evlatları: Birlikte Var Olduk, Birlikte Var Olacağız"
Türk Tarihi'nde Kudüs Fatihi olarak gurur duyduğumuz, Selahaddin Eyyubi, Kürt komutandır.
Sütçü İmam, Tayyar Rahmiye, Şahin Bey, Ali Saip Bey, Rıdvan Hoca, Şehit Kamil.
Tufan Bey; işgal edilen Güneydoğu topraklarımızı, düzenli orduya gerek kalmadan kurtaran her biri ayrı kahraman değil mi?
Sakarya boylarında ilerleyen, Yunanlıların top sesleri mecliste bile duyulduğu esnada mecliste yapılan toplantı da;
Bazı milletvekilleri TBMM’yi Ankara’dan, Kayseri’ye taşıyalım dediklerinde; “kaçmak için savaşmıyoruz, siz gidecekseniz gidin ben kalıyorum” diyen Diyap Ağa, Kürt Aşiret Reisi değil mi?
Şehitlerimize ne demeli
Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda Kürt’ün Turk’ün dizinde; Türk’ün Kürt’ün dizinde Şehit olan, ilk mezar toprağı dizindekinin gözünden damlayan bir damla gözyaşı olan Şehitlerimize ne diyeceğiz!
Peki, bu Şehitlerimize bir tarafta Kürtçe, bir tarafta ise Türkçe ağıt yakan analarımıza ne demeli.
Sadece Şehitlerimiz mi?
Ya verdiği mücadeleyi övüne övüne anlatıp ağzımız açık dinlediğimiz Gazilerimiz!
Hangi Şehidimiz ve Gazimiz Kürt’ten daha Kürt; Türk'ten daha Türk?
Ben karar veremedim buyrun siz karar verin!
Türk Dünyası için emek veren; “21. Yüzyıl Türklerin Yüzyılı olacak” diye slogan attıran, Türk Dünyası'na ziyaretlerinden sonra döndüğünde bu ülkede yıllarca başbakanlık yapan Cumhurbaşkanligı yaparken büyük ihtimalle suikastle öldürülenTurgut Özal;
“benim damarlarımda Kürt kanı var.” diyecek kadar kendini Kürt gören en tepedeki bir liderdi değil miydi?
(Allah rahmet eylesin)
Aynı zamanında, Saddam zulmünden kaçan 500.000'den fazla Kürt kardeşimizin Türkiye'ye kabul edilmesi gene Özal zamanındadır.
Gelelim şu ana;
Şu an, en üst görevlerde olan, PKK'yla savaşan kaç eli öpülesi Komutanımız askerimiz var.
Üst konumlarda birçok devlet görevlisi yönetici olarak görev yapıyor.
TBMM'nin neredeyse yarısı Kürt milletvekili!
Ülkeyi 22 yıldır yöneten Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın eşi Siirt'li; Cumhurbaşkanımız ise meclise Siirt milletvekili olarak girdi.
Kürt Türk evlilikler yapmış; Vatana, Devlete hizmet eden, hala da devam ediyor, Kürt-Türk kanı taşıyan evlatlarımız olmuş.
Gurur duyarak söylüyorum:
Sekiz sene boyunca emir aldığım müdürüm Tunceliliydi; Kürt olan bir çok öğretmen arkadaşımla yıllardır çalışırım. Hepsinin de bilgilerinden istifade etmişimdir, hala da ederim.
Bütün samimiyetimle söylüyorum:
Hepsinin emeği; benim Devlete, Millete verdiği emekten çok ama çok daha fazladır.
Et tırnak benzetmesine karşıyım, tırnak uzar etten keser atarsın; yukarda Kürt-Türk evliliklerinden doğan Kürt-Türk kanı taşıyan hem etli hem tırnaklı evlatlarımız var.
Bakın buraya kadar yazdıklarımı Ahmet Arif nasıl özetlemiş.
Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız.
Hal böyleyken;
BOB projesi, ABD menfaatleri gereği, Büyük İsrail ideasınin geleceğine hizmet etmek için olmayan gercek hayatta olmayan olmayan sorunu;
sosyolojik bilimsel mantığın üst kimlik ile, alt kimlik mantığının bir ucundan tutup kafamıza göre ayrıştırıp değiştirerek kimliklerin altını üstüne getirip emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmenin ne gereği var!
Emperyalistler; üst-alt kimlik mi demişken;
En büyük emperyalist ve toplama devlet ABD’dir ama 1001 milleti barındıran
toplama bir devlettir.
Fransa’da 72 ayrı millet var!
Almanya'da 100 etnik grup var, %6 sı da Türk!
Bulgaristan ve Yunanistan’ın % 20’si Türk ve çoğunluğu Türkiye sınırındaki belirli bölgelerde yaşıyor.
Bunlardan biri o ülke içinde bağımsızlık ilan etmeye kalkmasını bıraksın birisi dillendirsin bakalım onun ciğerini söküyorlar mı sökmüyorlar mı?
Emperyalistler ve emperyalistlerin kuyruğundan tutanlar illaki biz haklıyız Türkiye veya Türkiye sınırlarında ayrı bir devlet mi diyorlar;
Buyursunlar, o emperyalistler kendi ülkelerinden toprak verip bir devlet kurmalarına müsade etsinler.
Hal böyleyken;
Bizim, Türkün, Kürdün, Lazın, Çerkezin savaşlarda aynı anda Şehit olup toprağın yüzeyinde birleşip toprağın altına kardeşce süzüldüğü Şehit kanıyla kurulan devletten bir karış toprak vermeye niyetimiz olmadığı gibi; Şüheda kanını temel olarak kullandığımız TBMM’ye terörist ziyaretçisine de, “ben daha ötesini yapıyorum el yükseltiyorum devlet veriyorum” deyip babasının malıymış gibi lafla da olsa Devlet dağıtır tarzdaki yanlış anlamalara açık boş cümlelere de ihtiyaç yoktur; dikkate alınacak kadar kıymeti de yoktur.
Bu kadar anlatımimdan sonra, üstüne basa basa vurgulamak gerekirse;
Yukarıda da anlattığım gibi, yan yana Şehit olmuş Şehit kanıyla sulanan Vatan vardır; 4 000 yıllık gelenek ve refleksleri olan Devlet vardır, Türkiye içinden ve dışından gelecek müdahalelere karşı ordu vardır; bunlarda hep olacaklardır.
Dolayısıyla da;
Bugün var, yarın olmayacak kişiler ve söyledikleri ise teferruat bile değildir.
Vatan, Devlet, sağlık, huzurla kalın!
Saygılarımla!
BARIN Hasan Alioĝlu
Tarihçi, Araştırmacı Gazeteci