Filistinli anne diyor ki; ben 6 çocuk doğurmak zorundayım
İkisi okuyup ilim sahibi olacak
İkisi çalışıp eve ekmek getirecek
İkisini de İsrail öldürecek
Ehl-i sünnetin en sağlam kabul ettiği 6 hadis kitabından Müslim ve İbn Mace’de geçen bir hadis var: Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler. Öyle ki, Yahudiler ağaç ve taşların arkasına saklanacaklar, o ağaç ve taşlar konuşarak, “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür.' diyecek. Sadece “Garkad” ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır.”
Filistin’de günümüzün Hitler’i olan Netenyahu, soykırıma eş katliam yapıyor. ABD ve Avrupa “Garkad ağacı” görevini üstlenmişler diyeceğim amma, Taşların ve diğer ağaçların “Ey Müslüman” diye arkasında saklananı ihbar edeceği kullar nerede?
Elimizi kalbimizin üzerine koyalım ve kitabın ortasından konuşalım. Uluslar arası mahkemeler devreye girsin, bugüne kadar olduğu gibi BM denen kuruluş İsrail aleyhine kararlar alsın; İsrail hiç birine itibar etmez, etmeyecektir. Daha öncede yazdım; Uluslar arası hukukta haklı olmak yetmiyor, bilek gücün varsa hukuku uygulatırsın. İsrail’i hizaya getirecek hukuk; şamar hukukudur, yumruk hukukudur.
O bölge Osmanlı’dan koparılınca; devletlerin sınırları cetvelle çizilmiştir. Güçlü olmasın diye parçalanmış, emirliklere devlet statüsü verilmiştir. Orada bulunan bütün devlet yetkilileri, İsrail ve destekçilerinin tercih ettiği, iş başında tuttuğu kişilerdir. İstekleri dışında Mısır’da Mursi seçilmişti, yaptıklarını gördünüz. Darbe yaptılar yüzde 52 oyla seçilmiş Cumhurbaşkanını darbe ile indirdiler. Üstelik darbeye darbe bile diyemediler.
Oradaki rejimleri ve kukla liderleri anlatan Kahire’den bir duvar yazısında bakın ne diyor: ”Gazzeli kardeşlerimiz, üzgünüz, Size yardım edemiyoruz; çünkü biz de işgal altındayız” Maalesef Müslüman halk, kukla rejimlerin işgali altındadır.
Petrol gibi bir zenginliği har vurup harman savuranların iş başında olduğu, daha doğrusu iş başında tutulduğu bir bölgedir bu bölge.
İsrail 3 milyon nüfusuyla koca bölgede nasıl terör estirir? Hâlâ; tükürsek boğarız diyenler var. Bir kere İsrail’in nüfusu 3 değil 10 milyona ulaştı. Bu rakama 336 milyon ABD nüfusunu, artı bu son hafta desteğe gelenleri de eklemeniz lazım. Niçin mi? Biden uçaktan inip Siyonistlerle kucaklaşınca; Avrupa ülkelerinde yarış başladı
İngiltere başbakanı Rishi Sunak, ABD başkanı gibi İsrail başbakanı ile kucaklaşmak isteyince; Netenyahu kendini öptürmedi geri çekildi ve Rishi’nin sırtını sıvazladı.
Kibirli bir şekilde resmen İngiltere’yi aşağıladılar. Bunu gerekçesi de BBC, İsrail ordusunun hastane bombalaması ile ilgili yalanlarına ABD başkanı gibi sarılmadı. Elde delil olmayınca; Biden gibi İsrail avukatlığı yapmadı. Onlarda nezaketsiz davrandılar. Her şeye rağmen İngiltere koşup destek verdiği gibi savaş gemisi de gönderdi.
Almanya başbakanı Olaf Scholz, Babası ya da dedesi Nazilerin, Yahudilere uyguladığı soykırımın ezikliğini taşıyarak gittiği İsrail’den ayrılacakken; hava alanında sirenler çalınca; uçaktan tahliye edildiler, yerlere yattılar, yuvarlandılar, hem kendine hem de ülkesine bu komik haliyle irtifa kaybettirdi. Hani İsrail’in demir kubbesi vardı? Bu siren de neyin nesi? Yoksa bilerek mi çaldılar o sireni. (İsrail böyle bir şey yapar mı? İnanın keyfini çıkartarak yapar) Hulasa-i kelam ABD Almanya Fransa İngiltere ve İtalya koşulsuz olarak İsrail’e tam destek veriyor. Öyle olunca da İsrail, Nazilere rahmet okuturcasına katliam yapıyor, komşularına da sokak kabadayısı gibi omuz atabiliyor.
Bunun önüne geçilemez mi? elbette geçilir. Müslümanların fabrika ayarlarına dönmesi gerekir. Mehmet Akif Ersoy Berlin’e yaptığı seyahatin dönüşünde kendisine sorulan "Avrupa nasıl" sorusuna: ''işleri var dinimiz gibi, dinleri var işimiz gibi! " cevabını vermişti. Ne zaman işlerimiz dinimiz gibi olursa; tekrar dünyaya nizam veririz.
Felsefe ve Bilim tarihçisi Prof Dr İhsan Fazlıoğlu anlatıyor. İbni Sina, El kanun Fit tıp (tıp prensipleri) eserini 1013 yılında neşretmeye başlamıştı. Bizde Üniversitede (Bininci yıl) münasebetiyle 2013 yılında konu ile ilgili bir panel düzenledik. İbni Sina’nın felsefi tarafını, tarihi ve batıya etkisini konuşacak adam var. Tıbbını konuşacak adam aradık bulamadık. Yurt dışından getirelim dedik. Sadece Tel Aviv Üniversitesinde 4 tane İbni Sina tıbbı uzmanı var. Dünyada İbni Sina tıbbı çalışanların yüzde 95’i Yahudi ve bu kitap İbraniceye 110 kez tercüme edilmiş. Ne acıdır ki Türkçede tercümesi yoktur. Aslında vardı, üstelik el yazısı nüsha idi. Harf devrimini yapınca ağlanacak bir şekilde Viyana’ya gitti. Nasıl gittiğini merak edenler 28 Ocak 2022 tarihli yazımıza bakabilirler.
Prof Mustafa Çağrıcı hoca yazmıştı. 2008 yılına kadar Yahudi bilim insanları 200’e yakın Nobel Ödülü kazanmışlar. Dünyada 1 Yahudiye karşılık takriben 130 Müslüman var. Bugüne kadar Nobel Ödülü kazanan Müslüman sayısı ise sadece 13’tür. Yani 2 milyara yakın Müslüman, 15 milyon Yahudinin aldığı ödülün sadece 100’de 6,5’i kadar Nobel ödülü almış.
Dünyada en zeki insanlar Yahudiler mi? Tabi ki hayır. Aradaki fark: onlar bilime eğitime önem veriyor. Yani işleri bizim dinimiz gibi. Bizimkiler de Petro dolarlarla lüks oteller dinlenme eğlenme tesisleri yapıyorlar. Eğer o kaynaklar ilmi araştırmalara harcansa atomu da parçalarsın, süpersonik füzeleri de yaparsın. O zaman bak bakalım Netenyahu gibiler kafasını kaldırabiliyor mu?
Tekrar ediyorum ne zaman ki işlerimiz dinimiz gibi olur o zaman galip geliriz. Özellikle savunma sanayisinde yol almamız gerekiyor. Azerbaycan’ı Ruslardan kurtaran Kafkas İslam ordusu komutan Nuri Killigil Paşa: Başkalarının silahlarıyla girdiğimiz savaşları kaybettik. Ne zaman kendi silahımızla harp ettik hep kazandık demiştir. Sadece Dua ve beddua ederek galip gelemeyiz. Dua tabi ki edeceğiz.
Malcolm X "Harekete geçilmediği sürece şiddeti dua ederek durduramazsınız." Der. Harekete geçmek içinde karşı tarafın teknolojisini geçmeniz gerekir.
Kurtuluş hareketlerine esin kaynağı olmuş düşünür Frantz Fanon’da “İşgalci ve sömürgeciyi ancak onun uyguladığı şiddeti aşan bir şiddetle durdurabilirsiniz. Derken aynı noktayı işaret ediyor.
Önemli bir not: Burada eksiklerimizi sayarken, Haçlı Siyonist ittifakının dünyaya pompaladığı algıya da aldanmayacağız. Yürüyüş de yaparız, dua da edeceğiz, yeri gelir beddua da edeceğiz ama gereklerini yerine getirmeyi unutmayacağız. Sabırla ve azimle yürüyelim inayetullah (Allahın yardımı) mutlaktır. İçimizde, hele ki medyada çok sayıda ezik ve Siyon yıldızına hayran müptezeller var. Bunları asla dinlemeyin. Zırvalarına itibar etmeyin. Filistin toprakları işgal altındadır. İşgal eden, terör estiren Siyonistler her zaman haksızdır. İnsanlığın bittiği bir yerdeyiz, Hastaneler Camiler, kiliseler bombalanıyor, Filistinliler şunu yapmasaydı olmaz mıydı, tuzağa geldiler gibi laflar bu vahşet ortamında laf-u güzaftır nokta!
