Gazali’nin önde gelen talebelerinden biri, yıllarca hizmetine devam etmiş ve ilimleri en ince noktasına kadar öğrenmiş, ruhi ve ahlaki faziletlerini geliştirerek kendisini olgunlaştırmıştır.
- Hz. Peygamber (s.a.v.) efendimizin; Allah’ım! Faydasız ilimlerden sana sığınırım, duası mucibince, Gazali’nin Talebesi, kendi kendini sorgulamaya başlar.
Şimdiye kadar çeşitli ilimler okudum ve gençliğim bunları öğrenmek ile geçirdim. Bu bilgilerden hangileri, ahirette bana faydalı olacağını bilmem lâzım ki, lüzumsuz olanları terk edeyim.
Gazali’nin Talebesinin bu düşünceleri kafasını meşgul eder ve sonunda bu konuyu üstadı imam Gazali’ye, danışmaya, tavsiye ve hayır dua istemeye yönelir.
GAZALİ, hem önde gelen talebesine ve hem de gençlere hitaben ” Eyyühel Veled – Ey Oğul; GENÇLERE TAVSİYELER” isimli bir risale kaleme alır.
- GAZALİ’NİN Eyyühel Veled – Ey Oğul risalesinden bazı tavsiyeleri.
EY OĞUL!
Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.v) ümmetine yaptığı nasihatlerden: Allah’ü Teâlâ’n kulundan yüz çevirmesinin alâmeti; onun kendisini ilgilendirmeyen boş şeylerle meşgul olmasıdır. Bir insanın ömrünün bir saati, yaratılma gayesi olan Hakk’ın rızasının dışında geçerse, o kimse bu saati için uzun süre hasret ve pişmanlık çekecektir, buyurmaktadır.
EY OĞUL!
Dilediğin kadar yaşa, yine de öleceksin. Dilediğin kişiyi sev, yine de ondan ayrılacaksın. Dilediğin kadar çalış, amel et, muhakkak onun karşılığını bulacaksın.
Dünyan için orada duracağın kadar çalış! Ahiretin için orada kalacağın kadar çalış! Allah için o’na ihtiyacın olduğu kadar çalış! Cehennem için ona dayanabileceğin kadar çalış!
Kırk yaşını geçtiği hâlde, iyilikleri kötülüklerine galip gelmeyen kimse, cehenneme hazırlansın. İlim ehline nasihat olarak bu yeter!
Aziz ve sevgili evlâdım! Allah’u Teâlâ ömrünü ibadet ve itaat üzerinde uzun etsin ve seni sevdiklerinin ayırmasın.
EY OĞUL!
İlimsiz amel olamayacağı gibi amelsiz ilim de, deliliktir. Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp itaat ve ibadete sevk edemeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden uzaklaştıramaz.
Bugün ilminle amel edip geçen günlerde yapamadığın hayırları yapmazsan, yarın kıyamet günü; Ey Allah’ım! Bizi tekrar dünyaya geri döndür de Salih ameller işleyelim, diyenlerden olursun. Fakat orada sana: Ey ahmak, sen zaten oradan geliyorsun, denilir.
EY OĞUL!
Nice geceler okuduğun ilimleri tekrar etmek, kitaplarını mütalaa etmek için uykusuz kaldın, uykuyu kendine haram ettin.
Seni buna sevk edenin ne olduğunu bilmiyorum. Şayet bundan maksadın dünyalık kazanmak, onun metaından bir şeyler koparmak, makam ve mevkilerinden elde etmek, emsallerin ve akranların arasında üstünlük taslamak ise vay haline! Yazık sana!
Eğer bununla maksadın, Hz. Peygamber (s.a.v) efendimizin getirdiği dini yaşamak ve yaşatmak, ahlâkını düzeltmek, kötülüğü emreden nefsini yenmek ise müjdeler olsun sana!
EY OĞUL!
Nasihat kolaydır; zor olan onu kabullenip yapmaktır. Çünkü nasihat, nefsin kötü zevklerine uyarak onlardan tat alanlar için acıdır. Zira yasak edilen haram işler, onların kalpleri için sevimli olmuştur.
Bu durum, özellikle nefis üstünlüğü ve dünyalık elde etmek için çabalayan ilim talebelerinde sık görülür.
EY OĞUL!
Allah’tan nasıl korkulması gerekiyorsa öyle kork. Ona kulluk görevini gereği gibi yap. Haram kıldığı şeylerden mümkün olduğu nispette kaçın. Allah’ın saadete uzanan yolundan ayrılma.
Hayatını düzene sokan emirlerini sakın ihmal etme ki¸ yaşayışın sıhhat bulsun ve gözlerin aydın olsun.
EY OĞUL!
Aklının hemen kabul etmeyeceği şeyi söyleme. Lüzumsuz lâftan ve çok gülmekten¸ şaka ve alaya almaktan¸ din kardeşinle tartışmaktan sakın. Böyle yapmak saygı ve değeri götürür¸ kin ve düşmanlık kapılarını açar.
EY OĞUL!
Ağırbaşlı¸ terbiyeli¸ saygılı ve nezaketli olmaya çok dikkat et ve itina göster. Ancak böyle yaparken gurura kapılma. Halka tepeden bakma. Sonra senden bu sıfatla söz edilir.
EY OĞUL!
Bütün işlerinde orta yolu tut. Çünkü işlerin en hayırlısı orta yoldur. Az konuş. Karşılaştığın her Müslümana selâm ver. Yürüyüşüne dikkat et.
EY OĞUL!
Uğradığın bir toplantıda yer alanların üzerine dikilip durma. Sokak ve caddeleri meclis gibi kullanma. Dükkânları sohbet yeri olarak seçme.
Fikrî tartışmada kendini haklı çıkarmak için inat gösterme. Edep ve terbiyesini yitirmiş patavatsız kimselerle tartışma. Bir hüküm verirken, şahsî görüşümdür, diye konuş.
EY OĞUL!
Fayda sağlayacak fırsatları kaçırma. Muhtaç olduğun şeylere iyice sahip çık. Görülmesini acele ettiğin işlerinde dikkatini başka taraflara dağıtma. İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol.
Ahirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın. Bir şeyin neticesini iyice düşünüp hesaba katmadan yapmakta acele etme.
EY OĞUL!
Hastanın halini hatırını sormak görgü kuralıdır. Hastayı ziyaret ettiğin zaman odasına habersiz girme. İçeri girerken selâm ver ve hastanın sağ yanına oturup elini okşa.
EY OĞUL!
Mümin kardeşini sevindir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Bir kimse dünyada bir mümin kardeşini sevindirirse, Cenab-ı Hak kıyamet gününde onun kalbini ferahlatır.
Mümin kardeşinin ihtiyacını gör. Eğer kardeşin senden küçük ise ona edep ve terbiyeyi öğret. Okut ve tahsil yapmasını temin et. Tatlı sözlerle öğüt ver ve fena hallere düşmesine mâni ol.
EY OĞUL!
Bir kimseyle yol arkadaşlığı yaparken onun ayarındca yürü, hızlı yürüme. Öteye beriye sapma. Yol arkadaşını bırakıp da bir tarafa savuşma. Bir işle meşgul olup da bekletme.
Arkadaşlık hakkını ve onun alışkanlıklarını gözet ki, senden hoşnut olsun. Ondan ayrılacağın vakit helâlleşip veda et ve elini sık.
EY OĞUL!
Ahiret kardeşine, tazimde kusur etme. Senden bir haceti varsa, çabuk yerine getir. Çünkü, ana – baba bir kardeşten, Ahiret kardeşin daha hayırlıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Birbirleriyle Allah için ahiret kardeşi olanlara, Hz. Allah, ahirette bir derece ihsan eder ki, hiçbir amel ile o manevî dereceye erişilemez. Eğer ahiret kardeşin uzakta ise ara sıra ziyaret et, ihmal etme.
EY OĞUL!
Anne – baban sana darılırsa, sen onlara karşı gelme. Bir köle efendisine nasıl hürmet ve itaat ederse, sen de anne – baban bir iş buyururlarsa o işi çabucak yap ki, sana beddua etmesinler. Eğer sana darılırlarsa onlara karşı kafa tutma. Ellerini öpüp hiddetlerini teskin et.
EY OĞUL!
Fazla konuşma. Sonra bulunduğun toplulukta taşınması güç bir yük olursun. Seninle beraber oturana karşı alicenap davran. Yanına oturmak isteyene güzel, nazik, hareket et. Başkasının gözüne dikkatle bakıp durma. Fazla lügat parçalayıp yaldızlı söz söyleme. Çünkü bu sözlerin dış görünüşü belki güzel sayılabilir fakat gerçekte güzel değildir.
EY OĞUL!
Akrabandan, dostlarından veya memleketin ileri gelenlerinden biri vefat ederse cenazesine katıl. Cenaze sahibine, evlat ve akrabasına orada hazır bulunanlara selâm ver. Vefat eden fakir ise cenaze masraflarına yardım et. Cenazeyi yaya olarak takip etmek sünnettir. Mazeretin yoksa mezara kadar yaya git.
Cenazeye katılamıyorsan ailesine mektup yazarak baş sağlığı bildir. Cenazede bulunmak ve cenaze namazını kılmak çok büyük sevaptır.
