Sessiz sedasız bir yol ayrımı hayat
Dokunduğun, kanadığın, yaralandığın yerden yeniden başladığın
Aslında hep yurtsuz yuvasız kimsesizdir mezar taşındaki adın
Yoktan var olup, yine yokluğa gözyaşlarıyla uğurlandığın
Bırak kaybolsun kıyıda dalgalar düşünme bu kadar
Bırak yeniden filizsensin dalında goncalar
Kim set çekebilmiş çağlayanlardan akan suya
Kim dur diyebilmiş göz açıp kapayıncaya kadar geçen zamana
Bırak yeniden can bulsun ruhun semanın sonsuzluğunda
Kim erebilmiş ne yerin ne de yedi kat göğün görünmez sırrına
Ölümlü bir dünya için ölümsüz gibi yaşamaya çalışmak ancak ölümü hiç hatırlamayanların akılsızlığı
İçindeki öksüz çığlıklar korkma! yeniden kendini buluşunun doğum sancıları
Bırak artık gitmesi gereken gitsin kor cehennemine
Bırak özgürleşsin uçmak için çırpınan yüreğindeki masum serçe
Kimin gücü yetmiş dağların zirvesine, denizlerin derinliğine
Bırak kalsın hesabın mahşere, sırat-ı müstakim var
Bırak dökülsün duaların secdene bir sen değil herkes, herşeyin sahibine tövbekar...
Kalemimden... Melek Kaya
