Sinan TAVUKÇU


Netanyahu Ağzındaki Baklayı Çıkardı: Savaşın Sebebi İsrail'den Dağıtılacak Yeni Bir Petrol Düzeni Kurmak

İsrail bu sebeple, üzerinde çalışılan Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nı geçersiz kılmak için rakip IMEC projesini alelacele tekrar hayata geçirmeye yöneldi.


vermediklerini, saldırıyla ilişkilerinin olmadıklarını söylüyorlar. Elde de teknik veriler var, başka konular var. Biz bu iki beyan ve gerçeklik arasındaki zıtlığı açıkçası kendileriyle konuşuyoruz. Provoke edildiğimizin ve edileceğimizin farkındayım. Bizim amacımız bu savaşın dışında kalmak.”

İran’ın birbiriyle çelişen iki pozisyonunun gerçek mi yoksa danışıklı bir dövüş mü olduğu kuşkusu devam ediyor. Gerek geçen yıl yaşanan 12 gün savaşında gerekse halen devam eden savaş ve öncesindeki protesto gösterilerinde, İran içinde İsrail’le bağlantılı olduğu ortaya çıkan birtakım yapıların bu ülke hesabına saldırlar düzenlediği, suikastler yaptığı, casusluk faaliyetlerinde bulunduğu herkesçe biliniyor. Yine ülke içinde, İran’ın dış politikası, komşularla ilişkisi ve savaş hedefleri konusunda Cumhurbaşkanın temsil ettiği sivil siyaset ile dini rehberliğe bağlı Devrim Muhafızları arasında ciddi farklılıklar bulunduğu saklanmayan bir gerçeklik olarak duruyor.

İran’ın, tarafsız kalma pozisyonu açıklamalarında bulunan ve buna da riayet eden komşu ülkeleri İsrail-ABD saflarına iteleme ve İsrail’in kuracağı yeni petrol dağıtım düzeninin parçası yapma sonucunu doğuracak sivil altyapılarına düzenlediği saldırılar İsrail başbakanı Netanyahu’nun 2018 yılında BM Genel Kurulu’nda yaptığı, “Bu sizi şaşırtabilir ama” diye başladığı konuşmayı akıllara getiriyor:

“(P5+1 Anlaşması) İran'ı güçlendirerek, İsrail ve birçok Arap devletini, hayatım boyunca görmediğim ve birkaç yıl önce hayal bile edilemeyecek bir yakınlık ve dostluk içinde birbirine daha da yaklaştırdı… İsrail'in Mısır ve Ürdün'ün ötesinde diğer Arap komşularına da barışı yayabileceği gün yakında gelecek."

Katar-Suriye-Türkiye doğalgaz boru hattına alternatif

Savaşın sebebi, İsrail kontrolünde yeni bir petrol düzeni kurmak olunca bunun sebebi ve zamanlamasının irdelenmesi gerekmektedir.

2009 öncesinde, “Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı” projesi,  en büyük doğalgaz rezervine sahip kaynak ülke Katar'ın (ne tesadüfse 18 Mart’ta saldırıya uğramış bulunan) Ras Laffan bölgesinden başlayarak önce Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye'den geçerek Ankara'ya ulaşacak ve buradan Nabucco hattı ile birleşerek Avrupa'ya ulaşacak olan bir doğalgaz boru hattı projesi olarak planlanmıştı. Bununla, Avrupa'ya Rus gazına alternatif güvenli bir doğalgaz tedariki hedefleniyordu.

Ancak Suriye’de yönetimi elinde bulunduran Esed rejimi, yaklaşık %40’lık payla Avrupa'nın gaz tedarik portföyünde en büyük paya sahip doğalgaz tedarikçisi müttefiki Rusya'nın çıkarlarını korumak için 2009 yılında boru hattının kendi topraklarından geçmesine izin vermedi ve Rusya’yı Avrupa’ya gaz tedarikinde rakipsiz bıraktı.

Öte yandan İran, hem rakibi Katar’ın yerine Avrupa’ya gaz tedarikçisi olmak hem de Türkiye-Katar ekseninin Suriye’de hâkimiyet kurmasını engellemek için kendi doğalgazını Avrupa’ya taşımak üzere nüfuz bölgesi haline getirdiği Irak ve Suriye’den geçen “Şii Doğalgaz Boru Hattı” alternatifini öne çıkardı. 2011 yılında patlayan Suriye iç savaşı sebebiyle her iki proje de akim kaldı ve Rusya bu çatışmadan en karlı çıkan ülke oldu.

Beşar Esed rejimi düştükten ve İran Suriye’den çıkarıldıktan sonra, Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı Avrupa'ya önemli bir gaz tedarikçisi olmak üzere Suriye-Türkiye-Katar-Suudi Arabistan tarafından 2025 yılında yeniden gündeme alındı.

-Kırmızı, Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı

-Yeşil, Şii Doğalgaz Boru Hattı

 

İsrail’in alternatif EastMed Projesi ve IMEC Koridoru

Doğu Akdeniz’de kendi kontrolünde doğalgaz piyasası oluşturarak Avrupa’ya pazarlamak isteyen İsrail de Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nı engellemek için elinden geleni yaptı. 2010 yılından itibaren Doğu Akdeniz’de keşfedilen büyük doğalgaz sahalarından elde edilen doğal gazı Türkiye’yi by-pass ederek Avrupa’ya ihraç etmek üzere Doğu Akdeniz Gaz Forumu kuruluşuna öncülük etti, EastMed boru hattı aracılığıyla çıkarılacak doğalgazı Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya ulaştırmayı amaçlayan projeler geliştirdi. Ancak, ekonomik olarak da verimsiz olan bu proje Türkiye’nin Mavi Vatan stratejisiyle boşa çıkarıldı. ABD, 2022’de projeye desteğini çekti.

İsrail bundan sonra, kendisini bölge ülkelerine lütuf/nimet dağıtan bir ülke olarak konumlandırmayı sağlayacak ve bölge ülkelerini patronajı altına alacağı “Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) Projesi”ne dört elle sarıldı. 9-10 Eylül 2023 tarihlerinde Hindistan’da gerçekleştirilen G20 Zirvesi'nde dönemin ABD başkanı Joe Biden tarafından açıklanan  IMEC Projesinin mutabakat zaptı Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Fransa, Almanya, İtalya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan tarafından imzalandı. Koridor iki bölüm öngörmekteydi: Hindistan ile Körfez arasında doğu yönlü bir deniz bağlantısı ve Arap Yarımadası'nı Ürdün ve İsrail üzerinden Avrupa'ya bağlayacak kuzey yönlü bir demiryolu ağı. Bu koridor, ticaret ve enerji güzergâhlarını yeniden çizerek bölgenin jeoekonomik dengesini nesiller boyunca değiştirebilecek küresel, stratejik bir hamle olarak ilan edildi.

 

İsrail başbakanı Netanyahu 2023 yılında düzenlenen 78’inci BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında, IMEC projesini ufukta görünen bir nimet olarak tanımladı. Hindistan'ı deniz bağlantıları, demir yolu bağlantıları, enerji boru hatları ve fiber optik kablolarla Avrupa'ya bağlayacak bu projeyi; “Sadece İsrail ile komşularımız arasındaki engelleri yıkmayacağız. Asya'yı BAE, Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail ve Avrupa'ya bağlayan yeni bir barış ve refah koridoru inşa edeceğiz. Bu olağanüstü bir değişim, devasa bir değişim, tarihin bir başka dönüm noktası" sözleriyle takdim etti.

Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi (BRI)'ne rakip olarak tasarlanan bu koridorun odağında İsrail yer alıyor ve Türkiye koridordan by-pass ediliyordu. IMEC aynı zamanda, Hürmüz boğazını önemsizleştirerek Çin İpekyolu’nun geçeceği Türkiye, Irak, Katar ve BAE ortaklığı ile projelendirilen alternatif Kalkınma Yolu’nu da gözden düşüren bir koridor olarak tasarlanmıştı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ülkesini bypass eden projeyi "Türkiye'siz koridor olmaz" diyerek eleştirdi. İsrail’in ülkesinin geleceği için tarihi bir dönüm noktası olarak gördüğü ve büyük umutlar bağladığı IMEC projesi, 7 Ekim 2023’te gerçekleşen Aksa Tufanı sonrasında uygulama imkânını hızla yitirdi ve rafa kaldırıldı.

Sonuç

2009’dan beri gerçekleşmesi engellenen, bu uğurda Suriye iç savaşı çıkarılan Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nın hayata geçirilmesi hem İran hem de İsrail için bölge stratejilerinin çöküşü demektir.

İsrail bu sebeple, üzerinde çalışılan Katar-Türkiye Doğalgaz Boru Hattı’nı geçersiz kılmak için rakip IMEC projesini alelacele tekrar hayata geçirmeye yöneldi. ABD’deki Siyonist lobi ve İsrail, IMEC projesini ABD öncülüğünde uygulamaya sokmak üzere ABD başkanı Trump’ı İran’a karşı bir savaşa ikna ettiler. Netanyahu’nun 13 Mart’ta yaptığı açıklamadaki, İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki benzeri görülmemiş iş birliğinin Orta Doğu’daki güç dengesini ve hatta ötesini değiştirdiğini, bu savaşla İsrail’in bölgesel bir güç, hatta bazı alanlarda küresel bir güç haline geldiğini belirten sözleri, İsrail bakımından savaşın kendisinin küresel bir güç olmasına hizmet etmek üzere tasarlandığını ifade etmektedir.

Çıkarılan savaşın, daha önce Arap ülkelerinin Abraham Anlaşmalarına katılmalarını sağlamak için başvurulan İran tehdidinin yeniden formatlanmasına dayandığı anlaşılıyor. Nitekim, İsrail’in İran'ın en büyük gaz sahası olan Güney Pars'a düzenlediği saldırılarla tazyik ettiği İran, savaşta taraf olmayan Körfez ülkelerinin enerji tesislerine saldırılar düzenleyerek karşılık verdi. İsrail ve İran’ın bölgedeki enerji tesislerine karşılıklı vurması ile Körfez’de üretim durdu, Hürmüz Boğazı kapandı, arzın kısıtlanması ve petrol-doğalgaz fiyatlarının fırlamasıyla Avrupa ve Asya dahil birçok ülkede üretimi ve hayatı etkileyecek kaos oluşturuldu.

Gelinen noktada, ABD ve İsrail’in hedeflerinin birbirinden farklı olduğunu Siyonist olmayan ABD’liler de fark etmeye başladılar. ABD, Hürmüz Boğazı’nı açık ve güvenli tutmayı çalışırken İsrail’in tam tersine Hürmüz Boğazı’nı kapatmayı ve bütün dünyayı enerji kaynaklı kaosa sürüklemeye çalıştığı ortaya çıktı.

Neticede, Körfez Arap ülkelerini de içine katmak üzere planlanan Hürmüz Boğazı’na alternatif IMEC projesinin güvenli bir tedarik koridoru olarak İsrail tarafından pazarlaması için gerekli ortam hazırlanmaya çalışılıyor. IMEC projesinin hayata geçirilmesi, Çin'in Körfez petrol ve doğalgazına erişimini zora sokacağı gibi yine Çin’e alternatif koridor sunan Kuşak ve Yol Girişimi (BRI)'ni de sekteye uğratacak olması sebebiyle ABD çıkarlarıyla da uyumlu duruyor.

Devam eden savaş, görünen yüzüyle, ABD-İsrail ittifakının İran’ı yıpratma ve rejim değişikliği yapmaya zorlama operasyonu olarak değerlendirilse de asıl sebebinin enerji piyasasında oluşturulacak kaosun bütün küreyi etkilemesine yol açarak Hürmüz Boğazı’nı güvensiz hale getirme, İsrail’in dağıtıcı rolünü üstlendiği yeni bir petrol düzenini kabule üretici ve tedarikçileri zorlama amaçlı olduğu anlaşılmaktadır.

Eski alışkanlıklar ve ezberlerle kurgulanan, İran tehdidi ile Arap dünyasını İsrail-ABD kucağına atma tezgâhının bu sefer tutmayacağı görülüyor. Körfez ülkeleri ve diğer İslam ülkeleri provokasyon ve tuzaklara düşmeme konusunda dikkat, irade ve sabır sergilerken Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan’ın merkezinde yer aldığı, pek çok devleti de içine alacak yeni bir ittifakın temelleri atılıyor. Bu savaş hiç beklenmedik sonuçlar doğurmaya gebe, bunu İran içerisindeki rakip güçlerden hangisinin kazanacağı da büyük ölçüde belirleyecek. Ya son günlerde ortaya atılan Venezuela modeli çerçevesinde İran’da ABD-İsrail ile uyumlu bir rejim modeli ortaya çıkacak ve bölgede yeni bir ilişkiler manzumesi doğacak –ki ABD başkanı Hürmüz’ü Ayetullah ile birlikte yönetelim teklifinde bulunuyor- yada İran, İslam dünyası ile birlikte hareket edeceği yeni bir eksenin içinde yer alacaktır.

Ne olursa olsun, İsrail’in kendisini küresel bir güç olması için kullanmaya çalıştığı IMEC projesi yine elinde patlayacaktır.

 

Kaynaklar:

Sinan Tavukcu, Netanyahu’nun “Nimet ve Lanet” Kavramları Üzerinden Ortadoğu’yu Dizayn Projesi

https://www.sde.org.tr/sinan-tavukcu/genel/netanyahunun-nimet-ve-lanet-kavramlari-uzerinden-ortadoguyu-dizayn-projesi-kose-yazisi-55796

 

Sinan Tavukcu, Bir Başarı Hikâyesi: “Kalkınma Yolu Projesi”

https://www.sde.org.tr/sinan-tavukcu/genel/bir-basari-hik-yesi-kalkinma-yolu-projesi-kose-yazisi-54699
 

SAVAŞIN 25.GÜNÜ: ORTADOĞU'DA ÇARPIŞMALAR DEVAM EDERKEN PETROL FİYATLARI YÜKSELMEYE DEVAM EDİYOR

TRUMP: İKİ TARAFTA BİR ANLAŞMA YAPMAK İSTİYOR

Savaşın 24. günü: İran Hürmüz'ü kapatacağı uyarısı yaparken İsrail, Lübnan'da bir köprüyü havaya uçurdu

PAPA'DAN DÜNYAYA MESAJ: SAVAŞLAR İNSANLIK İÇİN UTANÇ

SAVAŞIN 23. GÜNÜ: İRAN MİSİLLEME SALDIRILARINI ARTTIRDI

ABD KENDİSİ İÇİN TEHDİT OLUŞTURAN BEŞ ÜLKEYİ AÇIKLADI

ORTADOĞU GERİLİMİNDE 22.GÜN

MÜSLÜMANLARIN İLK KIBLESI MESCİD-İ AKSA'DA BAYRAM NAMAZI KILINAMADI

DÜNYA'DAN İSPANYA'NIN BARIŞ MESAJINA DESTEK

İRAN'DAN TEL AVİV'E BALİSTİK FÜZE SALDIRISI

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17

YAZARLAR