Hasan Yakup CANGÜVEN


SEN KİMİN AVUKATISIN?

Evet, avukat kimdir diye sorarsanız… Adaletin tesisinde ve tecellisinde güçlü bir savunma derim...


Sevdiğimiz, değer verdiğimiz, haklılığına inandığımız biri lehine koruyucu, kollayıcı sözler söylediğimizde veya onu uğradığı haksızlığa karşı savunduğumuzda “sen onun avukatı mısın?"suçlamasına muhatap oluruz? 

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde “Haksızlıklar karşısında susan, dilsiz şeytandır” derken haklı olanın hakkının savunulmasını istemiyor mu? 

Her meslekle ilgili,ilginç olduğu kadar komik hikâyeler anlatılır. Klasik, komik bir avukatlık hikâyesi mutlaka kulağınıza gelmiş, dinlemişsinizdir. Çoğumuzun bildiği o meşhur hikâye de babasının mesleğini seçen genç avukat şöyle anlatılır; “Zamanın birinde bir avukat vardır. Meslek hayatı boyunca katıldığı bazı davaları zar zor kazanır, bazılarını da kaybedermiş. Babasına özenen oğul okur ve avukat olur. Babasının yıllardır baktığı ancak kazanamadığı bir davayı ilk celsede kazanır ve babasına dönerek büyük bir heyecanla ‘baba senin yıllardır kaybettiğin davayı ilk duruşmada kazandım’der. Avukat baba meslektaşı oğluna dönerek oğlum, ben seni nasıl okuttum zannediyorsun” diye cevap verir.

Bu ve buna benzer nükte dolu (kurgusal) hikâyeler her meslek grubu için anlatılır. Her mesleğin kendine has bir incelik taşıdığı, zorlukları olduğu kadar meslekte yaşanılan gerçek veya belli bir kesitinin tasarlanarak, komik, trajikomik, eğlence dolu yüklemeler yapılarak hikâyeleştirildiği olayların fazlada ciddiye alınmaması gerektiğinin de farkındayız. 

Bir meslek üzerinde iyi veya kötü, doğru ya da yanlış kanaat uyandıran, tercih edilip edilmemesinde rol model olan meslek mensupları vardır. 

Mesela;

Her avukata yalancı...

Her doktora kalitesiz…

Her öğretmene yetersiz…

Her muhasebeciye hırsız…

Her memura liyakatsiz diyemezsiniz? 

Mesela;

Bir Avukat yalan söylüyorsa bu biraz da müvekkilin yalan söylemesinin de bir sonucu değil midir?

Bir Muhasebeci bir işletmenin mali performansının değerlendirildiği kar ve zarar cetveli üzerinde oynuyorsa, istenilen bilançoyu,istenilen finansal raporları istenilen şekliyle hazırlıyorsa bu biraz da mükellefin belgeler üzerinde hile yapılmasını, evraklar üzerinde tahribat talebinin de bir sonucu değil midir?

Bir doktor dinlediği hastasına doğru teşhis koyamıyorsa bu biraz da hastasının derdini tam olarak ifade edememesinin, hakkında yanlış bilgi vermesinin de bir sonucu değil midir?

Bir öğretmen talebesine öğretemiyorsa bu biraz da eğitim sisteminin, öğrencinin buna istek duyup duymamasının, kabiliyetinin öğrenmeye açık olup olmamasının da bir sonucu değil midir?

Bir memur işini tam ve eksiksiz yapmıyorsa bu biraz da insan kaynağı seçiminde liyakat ve ehliyetin dikkate alınmamasının, akraba kayırmacılığı, eş-dost kayırmacılığı, siyasi kayırmacılık yapılmasının ve iyi bir oryantasyon eğitimi verilmemesinin ve çokça da bir ahlak sorunu olmasının bir sonucu değil midir?

Bir usta tamir ve montaj yapacağı bir araç üzerinde orijinal ürün yerine replika ürün kullanıyor müşterisini aldatıyorsa…

Bir üretici imal edeceği üründe kullanacağı temel girdilerin senteziyle oynuyorsa,kalitesini düşürüyor ve sarf ömrünü azaltacak düşük malzeme kullanıyorsa, maliyeti azaltıp, haksız menfaat, haksız kazanç elde etmeyi, karını artırmayı öncelik yapıyorsa, kısaca malzemeden, kaliteden, boyadan, badanadan, emekten, zamandan ve hatta mili servetten çalıyorsa, bu biraz da mesleki etik yoksunluğunun,ahlaksızlığının, hain ve bozuk zihniyet yapısının bir sonucu değil midir?

Yapılan bir işin sonucunu, bir insanın durumunu etkileyecek doğrudan/taammüden bir kasıt varsa, bir istismar söz konusuysa ve hatta bundan toplum da zarar görüyorsa bu tam anlamıyla o meslek mensubunun, o işin sahibinin bozuk kişiliğinin, karaktersizliğinin, şahsiyetsizliğinin bir sonucu değil midir?

Bu “meselalar”, bu “örnekler” bütün meslek gruplarının faaliyetleriyle ilgili olarak uzadıkça uzar gider…

Siz, yapılan yakıştırmalara, takılan kulplara,  kurulan cümlelere, üretilen hikayelere, anlatılan palavralara bakmayın. 

Hülasa insan empati kurmalı, kendini tartmalı, çapı kadar konuşmalı, herhangi bir meslek grubuna atfen genelleştirme yapmamalıdır. 

Dolayısıyla, herkesin biraz avukat, biraz muhasebeci, biraz doktor, biraz öğretmen, çokça memur, çokça da futbol yorumcusu olduğu ülkemizde“dinime dahleden, bari Müslüman olsa”misali duyduğumuz çoğu şey bizleri hiç ama hiç şaşırtmamalı…

Günümüzde siyasi tartışmalardan tutun, mesleki, sosyal, beşeri ve etnik çatışmalara varıncaya kadar yapılan/uğranılan“haksızlıklardan” bahsederiz. Pek çoğumuz gündelik meselelerle ilgili bir suç isnadına veya iftiraya maruz kalabilir, hukuki bir çekişmenin tarafı olabilir kısaca başımız sıkıştığında hukuki desteğe yani “Avukata” ihtiyaç duyabiliriz. Çünkü bir toplumu oluşturan insanların düşünceleri ve fikirleri gibi çıkarları da birbirleriyle örtüşmez. Herkes haklı olduğunu, hakkının korunmasını ister, hak kaybına uğramamak, maddi ve manevi zarar görmemek, bunların telafi edilmesi veya tazmini için çaba gösterir. İşte Avukatlık mesleği burada devreye girer, siyasi, iktisadi, sosyal ve ferdi hukuki(çıkar) çatışmalarda ve uyuşmazlıkların çözümünde denge unsuru olur. 

Avukatlık, alelade bir meslek değildir.İyi, sağlam ve dürüst bir Avukat, müvekkile asla garanti vermez.  Avukatlar bu zorlu mesleği icra ederken bir taraftan üstlendiği vekâlet çerçevesinde gerçeğe ulaşmaya odaklanırken, diğer taraftan da her türlü hukuki meselelerin, anlaşmazlıkların, çıkar çatışmaların, çekişmelerin adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi hukuk kurallarının tam ve eksiksiz uygulanması hususunda adaletin yardımcısı olurlar.Adalet ise mülkün temelidir. Mülk ise, varlık demektir, devlet demektir. Devletin adalet üzerine temellendirilmesi demektir.Toplumun düzenini ve huzurunu sağlamak için adalet ve mülk çok önemlidir. Adaletin ve mülkün olmadığı yerde hiç kimse güvende değildir. Mülk’ün gerçek sahibi ise her şeyi yaratan sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah’tır. 

Ben de birkaç kez hukuki konularda danışmanlık yapması, yasal temsil sağlaması için avukata müracaat ettim. Aldığım bu destek karşıma çıkan adli ve hukuki meselelerin çözümünde çok etkili oldu. Bizleri adliye koridorlarına, mahkeme salonlarına taşıyan olay ne olursa olsun bir avukattan hukuki destek alınmadıkça işin içinden çıkmanın zor olduğunu gördüm ve yaşadım. 

Evet, avukat kimdir diye sorarsanız…

Adaletin tesisinde ve tecellisinde güçlü bir savunma derim...

Gerçekleri ortaya çıkarmak için kanıt toplayan, delil ortaya koyan, bunları mahkemeye sunan,hakkın gerçek sahibini bulması,bir davanın aydınlatılması ve adaletin sağlanması için kılı kırk yararak gece gündüzçalışan, kafa yoran fedakar biri derim… 

Hukukun üstünlüğüne inanan kanun insanı derim…

Hepimizin, haklarımızı savunan, hak aramanın en önemli çözüm ortağı derim…

Velhasılıkelam…

İyi bir hukukçu, iyi bir doktor, iyi bir mühendis, iyi bir öğretmen, iyi bir memur, iyi bir iş gören, vasıflı-vasıfsız bir meslek sahibi olun ama önce dürüst, hüsnüniyet,ahlak ve erdem sahibi iyi bir insan olun… 

Unutmayın… Kötülük gibi iyilik de bulaşıcıdır. İyilik hem sizin, hem çevrenizin ve hem de toplumun yaşam kalitesini artıran bir istemdir, isteklilik halidir. İyilik, kapıları aralayan, insani güzel duygulardaki derinleşmeyi örgütleyen, alkışı, övgüyü ve takdiri hak eden onurlu bir duruştur…

İyilik gerçekten iyidir. 

Evet, sürekli olarak başkalarının fikirlerini onlardan daha fazla savunduğunuz, onlardan daha tarafsız davranmadığınız, onlar adına sürekli, durmadan konuştuğunuz,başkalarının sözcülüğünü ve avukatlığını yaptığınız müddetçe “Sen kimin avukatısın?”eleştirel sorunu var olmaya,konuşulmaya ve bir kızgınlık sorusu olarak sorulmaya devam edecek…

Unutmayalım ki…

Hukuk, üzerinde oyun oynamayacak kadar önemlidir. Hukukun üstünlüğü kim olursan ol yaptıklarının bir sonucu olduğu fikridir. Hukuk insanlığın en büyük başarısıdır.

Gün gelecek; memleketi kafalarına göre yönetenler, hukuk kurallarını çıkarlarına göre yorumlayanlar, adalet terazisini kendi“daralarına” göre ayarlayanlar, toplumu kamplaştırılanlar, insanları ötekileştirenler,kendi vatandaşını değersizleştirenler, çatışma kültüründen beslenenler için de keser dönecek sap dönecek, gün gelip hesap dönecek ve adalet bir gün herkese lazım olduğu kadar onlara da lazım olacak…

Ve o gün, inanmadıkları, güçsüzleri uysallaştırmak için varmış gibi uyguladıkları hukuka en çok onlar ihtiyaç duyacak…

“Onlar tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak bozanların en hayırlısıdır.” Âl-i İmrân, 3/54.

Ve nokta: Kulun bir hesabı varsa, Allah'ın da bir hesabı, bir hükmü vardır.

İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI KOMUTANI SELAMİ'DEN MEYDAN OKUMA

BM: Dünya ticaret sistemi ABD'nin yeni vergileriyle kritik bir aşamaya giriyor

ÇOCUK YAŞINDA BULUŞ YAPTI MİLYONER OLDU

GÜNEY KIBRIS'TA KADINLARA "GÖNÜLLÜ ASKERLİK" YASALLAŞTI

FRANSA DIŞİŞLERİ BAKANI BARROT : İRAN İLE SAVAŞ KAÇINILMAZ

FİNANSAL ANALİST TUMP'IN VERGİ POLİTİKASINI DEĞERLENDİRDİ

TRUMP'IN GÜMRÜK TARİFELERİ PANİĞE YOL AÇTI

UKRAYNALI VEKİL " GERİ SAYIM BAŞLASIN" DEDİ

ABD, TAHRAN'IN NÜKLEER ANLAŞMAYI KABUL ETMEMESİ HALİNDE İRAN'IN VARLIĞINA SON VERECEK

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN İSRAİL'E KINAMA

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 28 22 1 5 40 71
2.Fenerbahçe 27 20 2 5 42 65
3.Samsunspor 29 15 8 6 11 51
4.Beşiktaş 27 13 6 8 14 47
5.Eyüpspor 28 12 8 8 9 44
6.İstanbul Başakşehir 28 12 10 6 7 42
7.Antalyaspor 29 11 12 6 -19 39
8.Göztepe 27 10 9 8 10 38
9.Gazişehir Gaziantep 27 11 11 5 0 38
10.Kasımpaşa 28 9 8 11 -3 38
11.Trabzonspor 27 9 9 9 12 36
12.Konyaspor 29 9 13 7 -7 34
13.Rizespor 28 10 14 4 -12 34
14.Kayserispor 28 8 11 9 -12 33
15.Sivasspor 29 8 14 7 -8 31
16.Alanyaspor 28 8 13 7 -10 31
17.Bodrum FK 28 8 14 6 -11 30
18.Hatayspor 27 4 16 7 -22 19
19.Adana Demirspor 28 2 22 4 -41

YAZARLAR