Zeynep DURAK


Sürüden Ayrıldığını Sanan Kalabalık Üzerine Bir Not

Çoğu insan, sürüden ayrılabilecek kadar özgür değildir, çünkü özgürlük istemez. Çoğu insan, düşüncelerini gerçekten kendisi kurabilecek kadar yalnız kalmaya dayanamaz.


Sürüden ayrılan penguen görüntüsü birkaç gün içinde dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın zihnine düştü ve tuhaf bir biçimde, görüntünün kendisinden çok, onun etrafında oluşan kolektif yorum alanı daha öğretici hâle geldi; çünkü penguen gerçekten yürüyordu, gerçekten ayrılıyordu, gerçekten yanlış bir rotaya giriyordu ve gerçekten bedel ödüyordu, ama insanlar o görüntüyle karşılaştıklarında bunu bir varoluş problemi olarak değil, bir kimlik aksesuarı olarak kullanmayı tercih ettiler.

Neredeyse herkes, birkaç saniyelik bir video üzerinden kendi hayatına dair büyük bir anlatı kurma fırsatı buldu ve bunu kaçırmadı: “Ben de o penguenim,” dedi insanlar, ama bunu söylerken ne işlerinden ayrıldılar, ne ilişkilerinde sınır koydular, ne düşüncelerini saklamayı bıraktılar, ne de hayatlarının herhangi bir alanında gerçek bir risk aldılar. Çünkü insanın sevdiği şey sürüden ayrılmak değil, sürüden ayrılmış gibi hissetmektir; konforunu bozmadan, aidiyetini kaybetmeden, onay mekanizmasından kopmadan “farklı” olabilme fantezisi modern bireyin en güvenli oyun alanıdır.

Burada ortaya çıkan tablo rahatsız edici bir gerçeği açığa çıkarıyor: İnsanların büyük çoğunluğu farklı olmayı istemiyor, farklı görünmeyi istiyor; çünkü farklı olmak bedel ister, farklı görünmek ise yalnızca estetik bir düzenleme ister. Profil fotoğrafı değişir, birkaç cümle yazılır, birkaç gönderi paylaşılır ve kişi, kendi zihninde sıradanlıktan kurtulmuş hissine ulaşır. Gerçekte ise hiçbir şey değişmemiştir, sadece anlatı değişmiştir.

Eğer gerçekten sürüden ayrılmış olsaydık, bunu bu kadar yüksek sesle ilan etmeye ihtiyaç duymazdık. Çünkü gerçek ayrılık, insanın kendisini zaten çoğu ortamda açıklayamaz hâle getiren bir yalnızlık üretir. Gerçekten farklı düşünen insan, çoğu sohbetin ritmini bozar, çoğu tartışmada “fazla” gelir, çoğu ortamda gerilim yaratır, çünkü onun soruları hazır cevapları parçalar, onun kuşkusu kolektif kesinlikleri rahatsız eder. Bu yüzden gerçek farklılık sosyal ödüllerle değil, sosyal cezalarla gelir.

Ama insanlar ceza istemiyor.

İnsanlar bedel istemiyor.

İnsanlar yalnızlık istemiyor.

İstedikleri şey şu: Kalabalığın içinde kalmaya devam ederken, içten içe kendilerini seçkin bir bilinç olarak düşünebilmek. Penguen metaforunun bu kadar hızla benimsenmesinin nedeni tam olarak budur. Çünkü metafor insana zahmetsiz bir ayrıcalık hissi verir. Kimse hayatını gerçekten değiştirmeden, kimse ilişkilerinde gerçekten çatışma yaşamadan, kimse düşünsel bir yalnızlığa katlanmadan “Ben sürü değilim” diyebilir.

Fakat varoluşçu açıdan bakıldığında bu tavır yalnızca trajikomik değil, aynı zamanda insanın kendi özgürlüğünden kaçış biçimidir. Sartre’ın söylediği gibi, insan özgürlüğe mahkûmdur ama bu özgürlük ağır bir yüktür; çünkü insan her seçiminde kendisini inşa ettiğini ve her kaçışında kendisine ihanet ettiğini bilir. İşte bu yüzden çoğu insan gerçekten seçmek istemez, gerçekten ayrılmak istemez, gerçekten kendi yolunu çizmek istemez; çünkü bu, kimliğin sorumluluğunu omuzlamak anlamına gelir.

Penguen yürürken bir seçim yaptı mı, bilmiyoruz. Belki hastaydı, belki yönünü şaşırdı, belki yalnızca biyolojik bir sapmaydı. Ama insanlar onu izlerken ona bilinç yüklediler, çünkü bilinç yüklemek işlerine geldi. O penguen, insanın kendi içindeki yabancılaşmayı temsil ediyordu. Ama insanların büyük kısmı, o yabancılaşmayı gerçekten yaşamak yerine, onu estetik bir hikâyeye dönüştürmeyi tercih etti.

Trajik olan şu:

Gerçekten farklı olan insanlar, bu tür metaforları paylaşma ihtiyacı bile duymazlar. Çünkü onların farklılığı gösteri değil, kaderdir. Onlar zaten çoğu ortamda anlaşılmadıklarını, çoğu ilişkide uyumsuz bulunduklarını, çoğu yapının dışında kaldıklarını defalarca deneyimlemişlerdir. Onlar için “sürüden ayrılmak” bir metafor değil, gündelik bir gerçekliktir. Bu yüzden penguen videosu onlar için romantik değil, acı verici bir tanıdıktır.

Ve burada insanın yüzüne çarpması gereken asıl gerçek belirir:

Eğer hayatında hiçbir şey çatlamıyorsa, hiçbir ilişki zorlaşmıyorsa, hiçbir ortamda yabancı hissetmiyorsan, hiçbir fikir yüzünden yalnız kalmıyorsan, hiçbir değer yüzünden bedel ödemiyorsan, muhtemelen sürüden ayrılmış değilsindir. Muhtemelen sadece sürünün içinde, sürüden ayrılmış olduğunu hayal eden bir bireysin.

Bu farkındalık rahatsız edicidir çünkü insanı en kırılgan yerinden yakalar: sıradanlık meselesinden. İnsan sıradan olmaktan nefret eder, ama sıradanlığın kendisi değil, sıradan olduğunu kabul etmek acıtır. Çoğu insanın bütün estetik çabası, entelektüel gösterisi, metafor tutkusu ve “ben farklıyım” anlatısı, aslında tek bir şeyi örtmek içindir: sıradan bir hayat yaşadığı gerçeğini.

Oysa sıradanlık, kabul edilmediğinde insanı daha da sıradanlaştırır. Çünkü insan, sıradanlığını aşmak için gerçek bir iç hesaplaşmaya girmek yerine, sıradanlığını süslemekle yetinir. Penguen paylaşımı da tam olarak bu süsleme biçimlerinden biridir. Derin bir düşüncenin ürünü gibi sunulur ama aslında kolektif bir rahatlama mekanizmasıdır: Herkes kendini özel hissetsin, kimse gerçekten değişmesin diye.

Varoluşçu açıdan bakıldığında ise mesele daha da ağırlaşır. Çünkü burada yalnızca sosyal bir ikiyüzlülük değil, ontolojik bir kaçış vardır. İnsan kendi özgürlüğünden, kendi sorumluluğundan, kendi seçiminin ağırlığından kaçarak, hazır metaforların içine sığınır. Penguen bir metafor olur. Bir kimlik olur. Bir maske olur. Ve insan, kendi boşluğuyla yüzleşmek yerine, o maskenin arkasına saklanır.

Ama maskeler yalnızca başkalarını değil, sahibini de kandırır.

En sert gerçek şudur:

Çoğu insan, sürüden ayrılabilecek kadar özgür değildir, çünkü özgürlük istemez. Çoğu insan, düşüncelerini gerçekten kendisi kurabilecek kadar yalnız kalmaya dayanamaz. Çoğu insan, kendi hayatının sorumluluğunu gerçekten alabilecek kadar çıplak kalmayı göze alamaz. Bu yüzden kalabalığın sıcaklığına tutunur, ama zihninde kendini o kalabalığın üstünde konumlandırarak vicdanını rahatlatır.

Penguen yürüdü ve muhtemelen öldü.

İnsanlar oturdu ve “Ben de oyum” dedi.

İşte aradaki uçurum budur.

Bir tarafta bedeli olan bir kopuş, diğer tarafta bedelsiz bir hikâye.

Ve belki de insanın kendine dürüstçe sorması gereken tek soru şudur:

Ben gerçekten sürüden mi ayrıldım, yoksa sadece sürünün içinde kendimi daha iyi hissettiren bir rol mü seçtim?

Bu soruya dürüst cevap verebilen insan sayısı azdır.

Çünkü bu sorunun cevabı, çoğu zaman insanın gururunu değil, yanılsamasını yıkar.

BATI BASINI: TÜRKİYE ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SATIŞLARINDA AB'Yİ YAKALADI

İRAN: HER TÜRLÜ SALDIRIYA GENİŞ KAPSAMLI KARŞILIK VERİLECEKTİR

ABD’DE "CANAVAR "FIRTINA

DÜNYANIN EN GÜÖLÜĞ DONANMALARI 2026 LİSTESİ AÇIKLANDI

PENTAGON 2026 ULUSAL SAVUNMA STRATEJİSİNİ YAYIMLADI

BEYAZ SARAY: AVRUPA KENDİNİ YOK EDİYOR

TRUMP: İRAN'A BÜYÜK BİR GÜÇ GÖNDERİYORUZ

GAZZE BARIŞ KURULU İMZA TÖRENİ GERÇEKLEŞTİ

İRAN'DAKİ PROTESTOLARDA CAN KAYBI 4 BİN 519 OLDU

SURİYE ORDUSU SÜLEYMAN ŞAH BÖLGESİNDE KONTROLÜ SAĞLADI

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 19 14 1 4 29 46
2.FENERBAHÇE A.Ş. 19 12 0 7 26 43
3.TRABZONSPOR A.Ş. 19 12 2 5 15 41
4.GÖZTEPE A.Ş. 19 10 3 6 14 36
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 19 9 4 6 9 33
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 19 8 6 5 13 29
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 19 6 4 9 2 27
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 19 6 6 7 -6 25
9.KOCAELİSPOR 19 6 7 6 -3 24
10.CORENDON ALANYASPOR 19 4 5 10 0 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 19 5 10 4 -4 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 19 4 8 7 -6 19
13.TÜMOSAN KONYASPOR 19 4 8 7 -8 19
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 19 5 10 4 -14 19
15.KASIMPAŞA A.Ş. 19 3 9 7 -11 16
16.İKAS EYÜPSPOR 19 3 10 6 -14 15
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 19 2 8 9 -21 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 19 2 14 3 -21 9

YAZARLAR