İSMAİL CİNGÖZ


TRUMP’IN AVRUPA’YI YOK SAYDIĞI PLANI

Avrupa ile ABD arasında yaşanan gerilim her geçen gün daha da belirginleşmeye başladığı ve ABD’nin Avrupa’sız küresel politik bir stratejiyi uygulamaya koyma planı olan Rusya, Çin, Hindistan ve Japonya ile C-5 geriliminin zirve yaptığı görülmektedir.


Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, önceki başkanlık döneminden itibaren (20 Ocak 2017-20 Ocak 2021) merkezinde Çin olan Asya-Pasifik sahasında etkili olmanın hedeflendiği bir dış politikauygulandığı bilinmektedir. Ana maksadının Çin’in yükselişini durdurmak ve devamında nadir toprak elementlerine erişim, küresel ekonomiyi kontrol etmek olan bu projede ABD istediğini elde edememiştir. 20 Ocak 2025 tarihinde ikinci kez Başkanlık görevini devralan Trump’ın, kaldığı yerden devam ederek Çin merkezli dış politikasında hâlâ somut bir başarı elde edemediği görülmektedir. Zira büyük ölçüde aynı coğrafyayı da kapsayan küresel bir İngiliz projesi sahaya sürülmüş ve perde arkasında sessiz sedasız gelen İngiltere’nin nüfuz mücadelesi ile karşılaşmıştır.

Bu süreçte Çin, ekonomik olarak daha etkin olabilmek ve Asya’nın altyapı finansmanına destek olmak maksadıyla Çin liderliğinde Ekim 2014’te Asya Altyapı Yatırım Bankası (Asian Infrastructure Investment Bank- AIIB) kurulmuştur. Banka bölge için, IMF (International MonetaryFund/Uluslararası Para Fonu), Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası, Batı’nın ve Japonya’nın söz sahibi olduğu ekonomik kurumlara alternatif niteliğinde dev bir ekonomi olurken sürpriz bir kararla İngiltere’nin de kurucu üye olarak yer alacağını açıklaması[1] muhakkak ki ABD’de şok etkisi yaratmıştır.

Kadim müttefiki İngiltere’nin bu hareketinin diğer müttefiklerine de sirayet etmemesi için yoğun diplomasi yürüten ABD, buna engel olamamıştır. Güney Kore veAvustralya ile birlikte toplam 111 üyeye ulaşan Asya Altyapı Yatırım Bankası’na Türkiye de “Asya ülkeleriyle işbirliğini geliştirmek ve özel sektörün banka imkanlarından faydalanmasını temin etmek amacıyla” Ocak 2016’da üye olmuştur[2]. Avrupa’nın iki büyük ekonomisi ve ABD’nin müttefiki Almanya ile Fransa’nın da buraya üye olması dikkat çekicidir ve yeni bir dünya nizamının kurulmakta olduğunun en büyük göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

ABD’nin, ağırlıklı olarak Avrupa merkezli müttefiklerinin,kendi çizgisi ve kontrolü dışında hareket ediyor olmasındanrahatsız olduğu muhakkaktır. Zira bir süredir “ABD olmadan nasıl hareket ederiz?” sorusuna cevap arandığı da düşünülürse ABD’nin yalnızlığa giden bir sürece yürümekte olduğunu söylemek iddialı olmasa gerekir.

G7'ye alternatif olarak, ABD çizgisi dışında hareketetmeleri nedeniyle Avrupa Birliği (AB)’ni dışarıda bırakarak Rusya, Çin, Hindistan ve Japonya ile Core 5 (C-5) ittifakı kartını sahaya sürmeye hazırlanan Başkan Trump, bir taraftan da İtalya, Macaristan, Polonya ve Avusturya’yı AB’den ayırmak suretiyle AB’yi bölmeyi planladığı iddiaları Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly tarafından kesin bir dille yalanlansa da[3] Avrupa’da diplomatik krize yol açtığı görülmektedir. Kaldı ki Harvard Üniversitesi'nde Robert ve Renée Belfer uluslararası ilişkiler profesörü olan Stephen M. Walf tarafından kaleme alınana ve Foreign Policy dergisinin Bahar 2025 sayısında yayımlanan makalede “Trump ve ekibinin, Avrupa'yı düşman olarak gördüğü yönündeki değerlendirmeler”[4] de dikkate alındığında ABD ile Avrupa arasında ciddi bir kriz yaşanmakta olduğu ortaya çıkmaktadır.

Dolayısı ile 2018 yılından itibaren ABD’nin NATO’dan ayrılmasını defalarca tartıştığı görülen Trump’ın[5] ABD’nin 47. Başkanı olarak ikinci kez seçildiği günlerde NBC'nin"Meet the Press" programında “ABD'yi NATO'dan çıkarmayı düşünebileceğini” belirtmesi[6] de Başkan Trump nezdinde ABD’nin Avrupa’ bakış açısını göstermektedir.

ABD’nin NATO’dan çıkma ve Avrupa’yı Rusya ile baş başa bırakma tehditleri, Ukrayna-Rusya savaşının başlaması ile birlikte Rusya’ya uygulanan ambargolar kapsamında Avrupa’nın Rusya’dan doğalgaz ve petrol alımlarını keserek[7]Rusya’dan %40 daha pahalı fiyatla ABD’den temin etmeye zorlanması[8] gibi süreçlerin ortaya çıkması, Avrupa’nın güvenlik kaygıları yaşamasına sebep olmuştur. Buna bağlı olarak hızlı bir silahlanma sürecini devreye alan Avrupa Birliği ülkeleri, zorunlu askerlik hizmetini ve sivil savunma planlarını güncellemeye almıştır[9.

Bu süreçler yaşanırken ABD’nin Türkistan sahasına nüfuz edebilmek maksadıyla Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini geliştirmek, mümkün ise stratejik ortak seviyelerine yükseltmek hedefli hamlelerin ardarda geldiğine dikkat edilmelidir. Zira 6 Kasım 2025 tarihinde ABD Başkanı Trump’ın, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan liderlerini Beyaz Saray’da ağırlaması ve C5+1 Zirvesi adıyla ABD’nin Avrasya stratejisinde yeni ve belirgin bir dönüm noktasını temsil ettiği görülmektedir[10].

Bu arada Trump'ın 2018 yılında yaptığı bir paylaşımda “Suriye'den çekilme” düşüncesine atıfla, ABD'nin "bölgede jandarma gücü olmak istemediğinin"[11] vurgulaması, 2025 yılına gelindiğinde ise yine Trump imzasıyla yayımlanan ulusal güvenlik belgesinde, ABD’nin dış politikada “Önce Amerika” yaklaşımıyla daha güçlü, daha ölçülü ve caydırıcılığa dayalı bir çizgi izleyeceği, dünya düzenini ABD'nin ayakta tuttuğu dönemin" geride kaldığı ve "şahin" olmadan güçlü, "güvercin" olmadan ölçülü dış politikanın uygulanacağını açıklaması ile eski ABD Başkanı James Monroe ile özdeşleşen 2 Aralık 1823  tarihli “Monroe Doktrini” ne vurgu ile[12] ABD’nin 200 yıl sonra yeniden “Yalnızcılık Stratejisine Dönüşü” ilan edilmiştir.   

Zira ABD bütçesinin, askeri ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bizzat yöneticiler tarafından açıklanmaktadır. 2025 yılı için ABD Donanması’nın 390 gemilik bir filo hedeflemesine rağmen artan maliyetler ve endüstriyel zorluklar karşısında Kongre Bütçe Ofisi (CBO) tarafından ciddi mali ve lojistik zorluklarla karşı karşıya olduğu[13]raporlara yansımıştır.

Ancak Avrupa ve Asya-Pasifik sahasında nüfuz kaybeden ABD’nin Venezuela’ya saldırısı önemlidir. Çin ve Rusya gibi aktörler ile yakın ilişki içerinde olan Venezuela’ya saldırı öncesi bu ülkelerle geri planda bir uzlaşı olduğu anlaşılmaktadır. Zira Küba ve İran dışında menfi bir açıklama gelmediğinin görülmesi bu kanıyı güçlendirmektedir. Yakın gelecekte Venezuela’da beklenen ABD endeksli bir yönetim değişikliği ile ABD’nin başta dünyanın en zengin petrol yatakları olmak üzere Venezuela’nın kaynakları ile saldırının maliyetlerinin karşılanacağı ekonomik anlaşmalar yapılması beklenmektedir.

ABD’nin uluslararası kamuoyunu ikna edebilmek veVenezuela petrollerini doğrudan ele geçirdiği görüntüsü vermemek için petrol sektörünün kimin kontrolünde olacağını belirlemek suretiyle başta kendisi olmak üzere dost ülkeler ve Batı’yla entegre bir yönetim üzerinden bu kaynakların küresel piyasalara kontrollü arzını sağlamayacağı olası görülmektedir.

ABD cenahında bunlar yaşanırken 2026 yılının ilk altı ayı için Avrupa Birliği dönem başkanlığının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) devredilmesi ile birlikte NATO ve AB’de görev yapan bazı diplomatların, “Rum kesiminin Türkiye ile yaşadığı anlaşmazlıklar ve AB-Türkiye askeri iş birliğine karşı tutumunun, Avrupa’nın güvenlik entegrasyonuna odaklandığı bir dönemde savunma önceliklerini olumsuz etkileyebileceğinden kaygı duydukları”yönündeki haberlerin özellikle İsrail ve Yunan basınında yer alması dikkat çekicidir[14].

Avrupalı yetkililerin Rum tarafına Türkiye karşıtı yaklaşımın kabul edilemez olduğunu, “Ankara’nın dışlandığı bir savunma yapısı düşünülemediği, böyle bir durumunAvrupa güvenliğinin zayıflaması anlamına geleceği” değerlendirmesi ile birlikte AB kulislerinde, “Türkiye olmadan AB güvende olmaz” fikrinin hâkim olduğu, Rusya tehdidi karşısında birlik mesajı verilmesi gerektiği ve Türkiye gibi stratejik bir aktörün göz ardı edilmesinin ağır sonuçlar doğuracağı”[15] vurgulamaları ile Türkiye’siz planlar yapılamadığı ortaya çıkmaktadır. .

Sonuç olarak; Avrupa ile ABD arasında yaşanan gerilim her geçen gün daha da belirginleşmeye başladığı ve ABD’nin Avrupa’sız küresel politik bir stratejiyi uygulamaya koyma planı olan Rusya, Çin, Hindistan ve Japonya ile C-5 geriliminin zirve yaptığı görülmektedir.

Ancak Trump’ın C-5 hamlesinin henüz karşılık bulmadığı ve özellikle Çin’in sessiz kaldığına dikkat edilmelidir. Zira ABD Hükümeti borcunun Kasım 2025 itibariyle 38 trilyon ABD Dolarını geçtiği ve tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan bir dış borç ile bazı çevrelerce “borç batağında” değerlendirmelerine de bağlı olarak itibar kaybı yaşadığı anlaşılmalıdır.

ABD’nin Türkistan coğrafyası ile ilişkilerini geliştirme hamleleri ise (C5+1) Çin, Rusya ve kuşkusuz ki Türkiye ile İngiltere tarafından yakinen takip edilmektedir; çünkü Rusya ve Çin nüfuz açısından, İngiltere ise Pekin-Londra Demir İpek Yolu projesi ile inşa süreci devam eden yeni dünya sistemi açısından yakın gelecekteki gelişmelerden haberdar olabilmek için takip edilmektedir. Türkiye ise gönül coğrafyası Türk Devletleri Teşkilatı’nın gelecekteki politikalarının belirlenebilmesi çerçevesinde takip etmektedir. Enerji kaynakları, yer altı ve yer üstü kaynakları ile küresel ticaret için muazzam imkân ve kabiliyetleri nedeniyle küresel hedefli ülkeleri Türkistan sahasına zorunlu olarak yönlendirdiği de unutulmamalıdır.

Son söz olarak; tüm bu süreçler yaşanırken ABD-Avrupa, Rusya-Ukrayna, Çin-ABD, Çin-Avrupa, Kafkaslar, Ortadoğu, Doğu Akdeniz sahaları başta olmak üzere bütün planların Türkiye’siz düşünülemediği, yıllardır ötelenen, kimi zaman yok sayılan/yok sayılmaya çalışılan, yıllardır AB kapısında bekletilen Türkiye’yi ve Türk Devletleri Teşkilatını mutlaka yanlarına almaları gerektiğine inanan bir dünya görülmekte olması Türk karar alıcı mekanizmaları tarafından da mutlaka dikkatle takip edilmesi büyük önem arz etmektedir.

 

​​:

İsmail Cingöz; Uluslararası Siyaset Uzmanı, BULTÜRK Ankara Temsilcisi, TDPB Basın Kulübü Bakanı, cingozismail01@gmail.com

 

[1] Hatice Karahan, “Asya Pasifik Mücadelesinde İngiliz Sürprizi”, setav.org, 17.03.2015

[2] Bloomberg, “Türkiye Asya Altyapı Yatırım Bankası'na Üye Oldu”, 16.01.2016

[3] CNN, Trump, Ab'yi Parçalayacak! Gizli planı ortaya çıktı: 'Yeniden Büyük Yap', 12.12.2025

[4] Stephen M. Walf, “Yes, America Is Europe’s Enemy Now”, ForeignPolicy Dergisi, 21.02.2025.

https://foreignpolicy.com/2025/02/21/us-europe-trump-vance-speech-nato-russia/

[5] İslam Doğru, 'Trump, 2018'de Defalarca ABD'nin NATO'dan Çekilmesini Tartıştı', AA., 15.01.2019.

[6] SDE, Trump: ABD’yi NATO’dan Çıkarmayı Düşünebilirim, 09.12.2024

[7] Bloomberght, Trump'tan Avrupa'ya "Rusya'dan Petrol Almayın" Çağrısı, 15.09.2025.

[8] turkrus.com, Doğalgaz Savaşları: ABD Avrupa'yı 'Gaz'lıyor, Rusya: "Yüzde 40 Daha Pahalı", 22.10.2018

[9] Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırma Mekezi (DİPAM), Avrupa Olası Bir Savaşa mı Hazırlanıyor?, 29.11.2025.

[10] Ahmet Ziya Gökalp, ABD’nin Orta Asya Stratejisinde Yeni Dönem: C5+1’in Dönüşümü, Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi-TUDPAM, 0.11.2025

[11] Mepa News, “Trump: ABD Ortadoğu'nun Jandarması Olmak İstemiyor”, 21.12.2028,

[12] Borsanın Gülüğü; “ABD, ‘dünya düzenini ayakta tutmaktan’ vazgeçti!”, 06.12.2025.

https://www.borsaningundemi.com/haber/abd-dunya-duzenini-ayakta-tutmaktan-vazgecti-1875793 /Erişim Tarihi: 02.01.2025)

[13] Gülfidan Baltaş, “ABD Donanması’nın 2025 Planı: Yüksek Maliyet ve Zorluklar”, Defence Trend, 09.01.2025

[14] Hürriyet, “AB'den Rumların Hayallerini Suya Düşürecek Açıklama: Türkiye'siz Olmaz” 02.01.2026.

[15] Hürriyet, a.g.y.

BERLİN'DE BÜYÜK ELEKTRİK KESİNTİSİ

KOKAİN ABD İÇİN SORUN DEĞİL MESELE PETROL

YUNANİSTAN HAVA SAHASI KAPANDI

NİJERYA'DA SİLAHLI SALDIRI

ABD’NİN MADURO'YA YÖNELİK SUÇLAMALARI KESİNLİKLE BIR YALAN ZİNCİRİ

ABD'Lİ ASKERİ UZMANDAN RUSYA UYARISI: KIŞKIRTIRSANIZ KARŞILIĞINI ALIRSINIZ’

VENEZUELA'NIN BAŞKENTİ KARAKAS'TA PATLAMA SESLERİ

BELÇİKA BÜYÜKLÜĞÜNDEB BİR ADAYI TİCARET MERKEZİ YAPIYOR

MEKSİKA'DA 6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

AVRUPA'DA YILBAŞI Ş;DDETLİ GEÇTİ

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9

YAZARLAR