Çetin AY .

Tarih: 05.02.2026 12:39

DUR, DİNLE... SEN KONUŞMA..! KİMSE DUYMUYOR

Facebook Twitter Linked-in

Bu ülkede sorun yalnızca iktidar değil.
Sorun, herkesin konuştuğu ama kimsenin gerçekten dinlemediği bir düzenin yerleşmiş olması.

Vatandaş konuşuyor.
Ama sesi karşılık bulmuyor.
Tepki veriyor.
Ama kararlar çoktan alınmış oluyor.

Siyaset, itirazı değil sonucu dikkate alıyor.
Vatandaşın ne söylediği değil, neye katlanacağı hesaplanıyor.
Bu yüzden sesin sisteme değdiği bir zemin kalmadı.
Siyasi karar alma hızı arttıkça, milletle temas aynı oranda zayıflıyor.

Bu kopuş yalnızca toplumla sınırlı değil.
Devletin içinde de benzer bir sessizlik var.

Bürokratlar, memurlar, kurumları ayakta tutan kadrolar yaşananların farkında.
Sahada ne olduğunu görüyorlar.
Toplumsal baskıyı hissediyorlar.
Ama konuşmuyorlar.

Çünkü bu düzende doğruyu dile getirmek bir sorumluluk değil, risk olarak algılanıyor.
Görünür olmak ilerlemek değil, geri düşmek anlamına geliyor.
Bu yüzden birçok kişi geri çekilmeyi tercih ediyor.

Ne halkın yanında durabiliyorlar.
Ne karar süreçlerine yaklaşabiliyorlar.
Sistemin içinde kalıyorlar ama sistemle bağları zayıflıyor.

Bu zeminde siyaset ilerliyor.

İktidar karar alıyor ve uyguluyor.
Muhalefet bu kararlara karşı önceden belirlenmiş itirazlar üretiyor.
Taraflar değişmiyor.
Pozisyonlar sabit.

Dinleme yok.
Temas yok.

Medya da bu yapının dışında değil.
İktidar yanlısı basın yapılanları savunmuyor, normalleştiriyor.
Muhalif basın sorgulamıyor, tekrar ediyor.

Sorular zorlayıcı değil.
Başlıklar tanıdık.
Okur şaşırmıyor.

Bu nedenle siyaset artık bir tartışma alanı değil.
Kararların uygulandığı, itirazların yönetildiği kapalı bir çevre.

Herkes rolünü biliyor.
Herkes sınırını biliyor.
Kimse sonucu değiştirmeyi hedeflemiyor.

Ortaya çıkan tablo bir siyasi mücadele değil.
Bir temsil boşluğu.

Vatandaş kendini dışarıda hissediyor.
Devletin içindeki kadrolar sessizleşiyor.
Siyaset kendi içine kapanıyor.
Medya bu kapanmayı izliyor.

Herkes haklı olduğunu düşünüyor.
Herkes başkasını sorumlu tutuyor.
Ama kimse bu düzenin kimleri susturduğunu açıkça konuşmuyor.

Bugün yaşanan mesele yalnızca ekonomiyle, siyasetle ya da medya diliyle açıklanamaz.
Ortaya çıkan tablo, daha derin bir kopuşa işaret ediyor.

Vatandaş konuşuyor ama karşılık bulmuyor.
Devletin içindeki kadrolar görüyor ama aktaramıyor.
Siyaset karar alıyor ama dinlemiyor.
Medya anlatıyor ama sormuyor.

Bu bir kriz anı değil.
Bir süreç.

ÇETİN AY
BWA BAŞKANI


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —