İnsan bazen çalışmaktan değil, anlaşılmamaktan yorulur…
Bedenimizi yoran şeyler çoğu zaman dinlenince geçer; ama ruhu yoran şeyler sessizce birikir.
Hayatın içinde hepimizin hedefleri, hayalleri, ulaşmak istediği yollar vardır…
Ancak çoğu zaman o yolda yürürken karşımıza çıkan engeller yalnızca hayatın zorlukları değildir.
Bazen insanların yargıları, bazen toplumsal kalıplar, bazen de bizi gerçekten dinlemeyen kalabalıklar olur.
Bir insanın hedefi olduğunda, en çok ihtiyacı olan şey anlayıştır.
Ama ne yazık ki çoğu zaman insanlar anlamaya çalışmak yerine yargılamayı tercih eder.
“Olmaz”, “yapamazsın”, “boşuna uğraşıyorsun” gibi cümleler bazen bir insanın omzuna konan görünmez ağırlıklara dönüşür.
Oysa herkesin hayat yolculuğu farklıdır. Kimi hızlı yürür, kimi yavaş; kimi düşer, kimi yeniden kalkar. Ama en zor olanı, yürümeye çalışırken sürekli geri çekilmektir.
Toplum bazen farkında olmadan insanlara roller biçer.
Nasıl konuşmamız gerektiğini, nasıl yaşamamız gerektiğini, hatta neyi hayal etmemiz gerektiğini bile söylemeye çalışır.
İşte insan tam da bu noktada yorulur.
Çünkü insan, başkalarının çizdiği sınırlar içinde değil, kendi hayallerinin ufkunda yürümek ister.
Belki de hayatın en büyük gücü, tüm bu seslerin arasında kendi sesini duyabilmektir.
Yorulsak da, bazen tökezlesek de, içimizdeki o küçük inanç bizi yeniden ayağa kaldırır.
Çünkü insan en çok anlaşılmadığında yorulur…
Ama yine de hayal kurmaktan vazgeçmediğinde güçlenir.
Gözde Şahin
Sunucu-Öğretmen