Bugün 8 Mart.
Yine her yer "güçlü kadın" sloganlarıyla dolu. Modern dünya bize bir madalya taktı: "Sen güçlüsün, halledersin." Peki, bu bir iltifat mı, yoksa bizi yalnızlığa mahkûm eden kibar bir tuzak mı?
Güç Bir Maskedir, Mutluluk İse Özgürlük
Yıllardır bir "kahramanlık" hikayesi anlatılıyor; iş yerinde hırslı, evde kusursuz, her acıda dimdik... Bu "süper kadın" imajı, aslında kadının insani kırılganlığını elinden alan bir hapishanedir. Bir kadına "Ne kadar güçlüsün" demek, bazen "Sana yardım etmeme gerek yok, sen tek başına da taşırsın" demektir.
Oysa biz her kavgayı kazanmak için değil, hayatın tadını çıkarmak için geldik. Sürekli savaşçı gibi yaşamak ruhu nasırlaştırır. Gerçek vizyon; fırtınada ayakta kalmak değil, huzurlu bir liman inşa edebilecek cesarete sahip olmaktır.
Kendine İhanet Etmeyi Bırak
Sevgili kadın; yorulduğunda "yapamıyorum" demek senin en doğal hakkın.
Yardım istemek zayıflık değil, özgürlüktür. Dünyanın senin fedakarlığına değil, senin neşene ihtiyacı var. Kendine olan güvenin başardığın işlerden değil, kendine duyduğun şefkatten gelsin.
Pelerinleri Yere Bırakıyoruz 🕊️
Bu 8 Mart bir mücadele günü değil, iyileşme günü olsun. Sırtındaki o "her şeyi hallederim" pelerinini yavaşça yere bırak. Kusurlu olmaya, bazen yenilmeye, bazen de sadece durup dinlenmeye hakkın var.
Sen; dayandığın kadar değil, gülebildiğin ve "iyi ki yaşıyorum" dediğin kadar değerlisin.
Mecburiyetten güçlü olduğun günler geride kalsın; sadece kendin olduğun için mutlu olduğun bir hayat başlasın.
8 Mart’ımız kutlu, ruhumuz özgür olsun. ✨
Peki ya siz?
Güçlü görünmekten yorulduğunuz anlar oluyor mu?
Yorulunca dinlenmeyi kendinize hak görüyor musunuz?
Yorumlarda buluşalım. 👇
Fatma Nur KARAYİĞİT
Medya Danışmanı
Hatay /Dörtyol