Toplumun huzurlu, bireyin güven içinde yaşaması için yasa, bu yasaları uygulayacak kurum ve kuruluşların olması gerekir.
Fert huzurlu ve can güvenliği garantisi altında yaşamayı amaçlar. Topumun düzeni ve ferdin bu isteğinin karşılanması içinde Yasa gereklidir.
Yurdumuzda son zamanlarda hukukun ve adaletin tesisi ve uygulanması konusunda sıkıntılar olduğu gözlenmektedir.
Bu hukukun eksikliğinden kaynaklı değil uygulamalarda yapılan hatalardan kaynaklıdır.
Hukukçu değilim. Hukuk bilgimin hukukçular kadar olduğunu söylemek rahatsızlık olur. Hukukçu değilim ama hukukçu yetiştiren eğitimcilerden biriyim.
Bilinir ki gerçek eğitimciler fikir ileri süreceği konular hakkında sıkı araştırma yapalar.
Dönelim konumuza, son zamanlarda hukukun yanlış uygulamasından kaynaklı bazı adaletsizliklerin yaşandığı dillendirilmektedir.
Halk içinde böyle konular konuşuluyorsa dikkat etmek gerekir. Halkın, toplumun bulunduğu yerde hukuk gereklidir. Zaten hukukun olmadığı yerde toplumda devlette olmaz.
Sorunların çözümlenmesine giden yol hukuk ve adaletten geçer.
O zaman toplum nedir? “Toplum, kişilerin farklı düzeylerde birçok tutum ve davranışları ilişkilerinin düzenlenip, birbirine bağlandığı, ortak bir kültürün oluşturulup, paylaşıldığı varlığını uzun zaman sürdürebilen çok değişik güç ilişkilerinin kurulduğu bir bütündür.” Diyor Prof.Dr. Ender Ethem Atay*
Hoca aynı makalesinde “Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir. Adalet herkese hak ettiğinin verilmesi ve ait olduğunun tanınmasına ilişkin akıl ve duyguya dayalı bir yargıdır. Adalet ve hukuk arasında ayrılmaz bir bağ vardır ve hukuk adaletin gerçekleştirilmesine çalışır” der.
Son zamanlarda kamuoyunda sık konuşulan konulardan birinin hukukun ve adaletin anlamına uygun işletilmediğidir.
Hukuk ve adalet konusunun uygulanmasında toplumda kaygı oluşması iyi bir şey değildir, hayırlı sonuçlar getirmez.
Bir gün gelir ki hukuk, hukuk yolunu işletmeyenlere de lazım olur.
*Türk Yurdu Dergisi- Nisan 2024-