Alper TAN

Tarih: 25.02.2026 17:40

Laiklik Zımbırtısı ve MEB’in Ramazan Ayı Genelgesi

Facebook Twitter Linked-in

Cemaat yurdunda bir densiz herif, çocuklarla uygunsuz işler yaptığında Türkiye’deki bütün Müslümanlar sapıkmış gibi yaygara koparan bu güruha soruyoruz: İsrail/MOSSAD tezgahı olarak dünyada önde gelen binlerce etkili ve yetkili ismi tuzağa düşüren bir bataklık çıktı. Burada binlerce kız ve erkek çocuğa, dünyaca ünlü sapıklar tarafından tecavüz edildiği belgelendi. Önümüzdeki süreçte muhtemelen MOSSAD’ın bu casusluk şebekesinde, 3-5 yaşlarında binlerce çocuğun kanlarının içildiği ve etlerinin de vahşice yenildiği ortaya çıkacaktır. Türkiye’deki cemaat yurdunda çıkan olaya gösterdiğiniz tepkinin binde birini bu Epstein alçaklığı için gösterdiniz mi? Neden göster(e)mediniz?

Sizin bu bildirinize kıymet atfederek karşılık vermeye değmez ama adınızın önünde veya arkasında yazılan unvan veya görevlerden dolayı söylediklerinizi ciddiye alan kesimler için bunu yazıyoruz.

2012’de Başbakan Erdoğan, “Biz dindar nesil yetiştirmek istiyoruz” dediğinde bu güruh “Kindar nesil yetiştirmek istiyorlar” diye çarpıtarak yaygara kopardılar. Tayyip Erdoğan, 23 senedir iktidarda. Bu ülkenin halkının hiçbir kesimine kin tuttuğu görülmedi. Aksine Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren bu bildirici cenahın zihniyetinin “kindar politikalarına” muhatap olarak ötekileştirilen Aleviler, Kürtler gibi kesimlerin sorunlarının çoğu bu iktidar zamanında çözüme kavuşturulmuştur. Üstelik bu mücadele şu laiklik bülbülü işbirlikçilerin bozguncu tuzaklarına rağmen yapılmıştır. Gayrimüslimlerin ibadethaneleri bizzat devlet tarafından yapılmış ve bunlar Cumhuriyet tarihinde en huzurlu yıllarını bu iktidar döneminde yaşamışlardır. Fakat şu laik yarasaların bu millete kini, nefreti ve düşmanlığı hiç azalmadı. Bu kini, bu nefreti her fırsata kusmaya devam ediyorlar.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda yayınladığı genelge üzerinden laiklik krizi çıkarmaya çalışanlar şunu iyi bilmeli ve anlamalı: Sizin özlemle beklediğiniz, yokluğunda yas tuttuğunuz o günler bir daha gelmeyecek artık. Kendinizi buna alıştırın.

Bu ülkenin en asgari yüzde sekseni mütedeyyin Müslüman. Sizler de bu ülkenin ferdi olarak yaşıyorsanız bu milletin inançlarına, değerlerine saygı duyacaksınız, bu milletin evlatlarının nasıl yetiştirileceğine asla sizler karar veremezsiniz, veremeyeceksiniz. Bu millet sizin gibi imansız, inançsız, değerlerini yitirmiş insanlardan çok çekti. Artık yeter. Bu milletin mukaddesatı ile değerleri ve inançlarıyla daha fazla oynamaya kalkışmayın. Aksi takdirde bu millet, bildiri nasıl yazılır, nasıl verilir bunu iyi bilir ve çok daha iyisini sizlere gösterir.

Her tarafımızı saran LGBT sapıkları hiç çekinmeden sere serpe boy gösterirken, ortaokullara kadar inen uyuşturucu kullanımı var iken, TV kanallarında ve sosyal medyada aile ortamını bozan, İslam’a karşı kirli propaganda var iken bunlara sesini çıkarmayanların hedefi bellidir.

Bu kararname doğrultusunda milli değerlerimizin ve mukaddesatımızın genç kuşaklara etkinliklerle kalıcı şekilde öğretilmesi Milli Eğitim Bakanlığı’nın zaten asli görevidir. Açılan kapılar ve başlayan etkinlikler çok önemli ve çok değerlidir.  

Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’le ile Stratejik Düşünce Enstitüsü’nde uzun yıllar birlikte çalıştık. Onun vatan, millet, bayrak sevdasına, imanına ve ümmet bilincine şahidiz. Asla aşırılığı olmayan ancak iman ettiği değerlerine, vatan, millet sevdasına, davasına sonuna kadar sımsıkı sarılan kudretli bir duruşu vardır. Ülkesine yabancılaşmış olan işbirlikçi kesimlerin laiklik zımbırtısından çekinip geri adım atacak biri değildir. Milletimiz bu tartışmaları sessizce ve derinden izlemekte ve atılan milli-manevi adımlardan son derece memnun kalmakta ve Milli Eğitim Bakanı’mızın ardındadır.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli milletin sesini ve duygularını en doğru, en güçlü ve en gür şekilde dile getirmiştir.

Türkiye derin sularda ağır ağır hedefine doğru kararlı şekilde yol almaktadır. Rotası çok net ve hedefi bellidir. Zihniyet olarak bu, nesli tükenmek üzere olan cenahın sinek vızıltısı gibi tepkileri bu rotayı bu hedefi değiştiremez.

Onların ağa babaları bu rotayı değiştiremedi; bu işbirlikçi taşeronlar mı değiştirebilecek?

Ama çıldırsınlar çıldırdıkları kadar, uyuyan dev uyanmış ve Allah’ın izniyle kükremeye başlamıştır…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —