Fatma Nur KARAYİĞİT

Tarih: 05.03.2026 12:54

NAMLUNUN UCUNDAKİ COĞRAFYA: TÜRKİYE’NİN SİS BULUTUNDAKİ ÇELİK İRADESİ

Facebook Twitter Linked-in

Coğrafya bir kaderse, Türkiye bu kaderin en stratejik ve en "ateşli" kavşağında sarsılmaz bir kale gibi duruyor.

İran ve İsrail arasındaki "gölge savaşları" yerini doğrudan hamlelere bırakırken, bölge bir barut fıçısına dönmüş durumda.

Peki, Ankara bu satranç tahtasının neresinde?

Sadece Diplomasi Değil, Bir Varoluş Sınavı

Türkiye’nin yürüttüğü denge siyaseti, bir zayıflık değil, aksine büyük bir devlet aklının ürünüdür.
Batı ile ittifakımız ve bölgesel gerçeklerimiz arasında mekik dokurken verdiğimiz mesaj nettir: "Bölgesel bir savaşın galibi, kanın ve gözyaşının ise sınırı olmaz."

Savunma Sanayii ve Çelikten İrade

Olası bir tehdit kapımıza dayandığında, Türkiye sadece diplomasi masasında değil, sahada da oyun kurucudur.

Bugün yerli ve milli imkanlarla göklere çıkardığımız KAAN, denizlere saldığımız Mavi Vatan gücü ve dünyayı hayran bırakan SİHA teknolojimiz, sadece birer araç değil; caydırıcılığımızın çelikten mührüdür.

18 Mart Ruhu: "Çanakkale Geçilmez!"

Unutulmasın ki, önümüz 18 Mart. 

Çanakkale, bu milletin imkansız denileni başardığı, dünyanın en büyük ordularına karşı "dur" dediği yerdir. O günkü ruh, bugün de damarlarımızda aynı hararetle akıyor. 

Türk halkı, barışın en sadık savunucusu olduğu kadar, vatan savunması söz konusu olduğunda her an savaşa hazır, her an tek yumruk olabilen dünyadaki yegane millettir.

Diyeceğim o ki;

Biz ateşe odun taşımıyoruz ama o ateş sınırlarımıza sıçrarsa, Çanakkale’de yedi düvele dar ettiğimiz o toprakları yine mezar etmesini biliriz.

Türkiye Cumhuriyeti, hem tarihsel mirasıyla hem de modern askeri gücüyle bu coğrafyanın en sarsılmaz garantisidir.

Gözümüz barışta, elimiz tetikte, ruhumuz Çanakkale’de.



Fatma Nur KARAYİĞİT
Medya Danışmanı
Hatay/Dörtyol
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —