Üst Akıl ABD'sinin düşündükçe uykuları kaçmaktadır…
Üst Akıl ABD'si hangi şeytani oyunları oynarsanız oynayın Golan Tepeleri ile Suriye'yi, Lübnan ve Yunanistan ile de tüm Kıbrıs ve Ege Bölgesini alamayacaksınız!..
Düşündükçe uykularınızı kaçıran TRÇ (Türkiye-Rusya-Çin) iş birliği çok yakın zamanda oluşuyor…
İşte o zaman tüm planlarınız suya düşecek!..
İnanıyorum ki İsrail Tel aviv'i, ABD de tüm Ortadoğu‘yu terk etmek zorunda kalacaktır.
Bugünkü konumuz Netenyahu kimdir? Golan Tepeleri niçin bu kadar önemlidir?
Golan Tepeleri, İsrail Politikaları ve Bölgesel Jeopolitik Dengeler
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun politikaları ve askeri stratejileri, Orta Doğu’da uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur….
Netanyahu’nun kökenleri, aile geçmişi ve İsrail’in bölgesel jeopolitik hedefleri zaman zaman farklı yorumlara konu olsa da bölgede yaşanan gelişmelerin büyük bölümü İsrail’in güvenlik öncelikleri, bölgesel askeri dengeler ve uluslararası politikalar çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Benyamin Netanyahu, 1949 yılında Tel Aviv’de doğmuştur. Babası Benzion Netanyahu tarih uzmanıdır. Aile kökenleri itibarıyla Doğu Avrupa'dan gelen Aşkenazi Yahudi göçmen ailelere dayanır. Ailenin orijinal soyadı “Mileikowsky” olup, zaman içinde “Netanyahu” soyadı kullanılmaya başlanmıştır. İbranice “Netan-Yahu” adı “Tanrı tarafından verilmiş” anlamına gelir.
Netanyahu’nun ağabeyi Yonatan Netanyahu, 1976’daki Entebbe Rehine Kurtarma Operasyonu sırasında hayatını kaybetmiştir. Bu olayın Netanyahu’nun siyasal duruşu üzerinde psikolojik etkisi olduğu çeşitli analizlerde dile getirilse de bunun Netanyahu’nun günümüz politikalarına doğrudan yön verdiğini kesin olarak söylemek zordur. Netanyahu’nun siyasi çizgisi, daha çok güvenlik odaklı sağ-milliyetçi Likud geleneği ile İsrail’in askeri doktrini üzerinden şekillenmektedir.
Golan Tepeleri’nin Stratejik Önemi
Golan Tepeleri, İsrail için tarihsel ve jeopolitik açıdan kritik bir konuma sahiptir. Bölge; Deniz seviyesinden yaklaşık 1000 metre yüksekliği, Suriye, Lübnan, Ürdün ve İsrail’e yakın konumu, Askeri gözetleme üstünlüğü, Su kaynakları (Ürdün Nehri kolları ve Taberiye/Tiberias Gölü) gibi faktörler nedeniyle stratejik bir bölgedir.
1967 Altı Gün Savaşı ve 1973 Yom Kippur Savaşı sırasında Golan Tepeleri üzerinden İsrail’e yönelik saldırılar gerçekleştiği için, bölge İsrail tarafından güvenlik açısından “vazgeçilmez” görülmektedir. Ayrıca Golan’ın tarımsal verimliliği ve su kaynakları, bölgede ekonomik açıdan da önem arz eder.
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Üzerindeki Jeopolitik Dengeler
Son yıllarda Doğu Akdeniz’de enerji aramaları, deniz yetki alanları tartışmaları ve bölgesel işbirlikleri yeni dengeler oluşturmuştur. İsrail her zaman ki gibi yine rahat durmayıp Lübnan‘la Güney Kıbrıs bölgesinde petrol arama anlaşmaları yaparak, Güney ve Kuzey Kıbrıs’ın teslim almayı planlıyor. Ancak burada Lübnan kısa bir zaman içinde ne kadar büyük hata yaptığını anlayacaktır.
Lübnan, Suriye, Türkiye, İsrail ve Kıbrıs Adası çevresindeki enerji sahaları üzerindeki anlaşmazlıklar bölgede karmaşık bir jeopolitik yapı oluşturmaktadır. Bu çerçevede ortaya çıkan rekabet, bölge ülkelerinin ittifaklarını ve diplomatik ilişkilerini de etkiler niteliktedir.
Türkiye tüm bu gelişmeleri yakından takip etmekte olup, kendi güvenlik ve çıkarlarını korumaya yönelik bir dış politika izlemektedir. Bölgedeki dengelerin hassasiyeti sebebiyle Türkiye, gerektiğinde provaktif adımlar atabilme kapasitesine sahiptir.
Golan Tepeleri, İsrail’in askeri ve güvenlik stratejisinin merkezinde yer alan bölgelerdendir. Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Suriye’deki karmaşık jeopolitik gelişmeler ise bölge ülkelerinin politikalarını doğrudan etkilemektedir. Bu çerçevede Türkiye, İsrail, Suriye, Lübnan ve diğer aktörler arasındaki ilişkiler bölgenin geleceği açısından belirleyici olmaya devam edecektir.
Sonuç:
İsrail bir taraftan Suriye’de SDG ve YPG’yi tam destek vererek bunun yanında Golan Tepelerini de kullanarak, hem Suriye’yi hem de tüm Ortadoğu’yu teslim almak planları yapmaktadır. Bir yandan da Lübnan’la Güney Kıbrıs bölgesinde petrol arama anlaşması yapıp tüm Kıbrıs adasına sahip olarak Türkiye’ nin gücünü kırmak istiyor. Oysa ki İsrail böyle şeytani oyunlarına devam ederse çok yakın zamanda Tel aviv’i de terk etmek zorunda kalacaktır.
Türkiye katil Netenyahu‘nun oynadığı tüm şeytani oyunları çok yakinen takip etmektedir. Ancak Türkiye herşeyi bilmesine rağmen şimdilik sessizliğini korumayı tercih ediyor.. Zamanı geldiğinde Türkiye bu sessizliğinden çıkarak gücünü gösterecektir.