Gözde ŞAHİN

Tarih: 22.02.2026 15:07

Vicdanın Susturulduğu Yerde Adalet Olmaz

Facebook Twitter Linked-in

Kış geldiğinde şehirlerin sokakları sessizleşir..

Ama o sessizliğin içinde görünmeyen bir mücadele vardır: Sokakta yaşamaya çalışan hayvanların hayatta kalma savaşı...

Donan su kapları, boş mama kutuları, rüzgârın ortasında titreyen bedenler… 

Onlar ne yardım isteyebilir ne de kapı çalabilir. Açlığı da soğuğu da sessizce yaşarlar. 

Ve çoğu zaman yaşayıp yaşamayacaklarına bizim merhametimiz karar verir…

Her yıl aynı manzaralara tanık oluyoruz.

Soğukta donarak ölen yavrular, açlıktan güçsüz düşen canlar, yaralanmış, terkedilmiş, unutulmuş hayatlar…

Ama soğuktan daha ağır bir gerçek var: İnsan eliyle gelen acı!..

Hayvanlara yönelik şiddet, ihmal, aç bırakma, zarar verme… 

Üstelik bu olaylar artık münferit değil; toplumungözleri önünde yaşanan bir vicdan sınavı haline geldi.

Yasalar var deniliyor. Peki gerçekten yeterli mi? 

Eğer yeterli olsaydı, her gün yeni bir şiddet haberiyle sarsılmazdık. 

Eğer gerçekten caydırıcı olsaydı, masum bir cana zarar vermek bu kadar kolay olmazdı. 

Ne yazık ki bugün hâlâ hayvanlara karşı işlenen birçok suç, olması gerektiği gibi engellenemiyor. 

Çünkü hiçbir yasa, vicdanın yerini tutamaz. Ama güçlü yasalar, vicdansızlığı sınırlandırabilir. İşte eksik olan tam da budur.

Bir toplumun seviyesi, en savunmasızına gösterdiği merhametle ölçülür…

Sokakta yaşayan bir hayvana vurmak,tekme atmak, aç bırakmak; sadece bir hayvana değil, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. 

Ve en tehlikelisi, buna alışmak, bunu normal görmek ve sessiz kalmaktır. 

Sessizlik, şiddetin en büyük destekçisidir!...

Hayvan sevgisi, sözle değil davranışla ölçülür. 

Açken doyurmak, susuzken su vermek, üşürken korumak,zarar gördüğünde arkasını dönmemek…

Bunlar bir iyilik değil, insan olmanın gereğidir. Çünkü merhamet bir tercih değil, bir sorumluluktur.

Bugün kapınızın önüne bir kap su koyun. Bir avuç mama bırakın. Mümkünse küçük bir barınak yapın. 

Ama en önemlisi; görmezden gelmeyin, sessiz kalmayın.

Çünkü bu dünyada sadece hayvanlar değil, vicdanlar da korunmaya muhtaç.

Bugün bir kap su koymak, bir canı doyurmak elbette kıymetlidir.

Ancak bireysel merhamet, sistemli korumanın yerini tutamaz.

Hayvanlara yönelik şiddetin gerçekten önlenebilmesi için yasaların yalnızca var olması değil;  caydırıcı, uygulanabilir ve tavizsiz olması gerekir. 

Çünkü bir toplumda adalet, en savunmasızın ne kadar korunduğuyla ölçülür.

Artık geçici tepkiler değil, kalıcı düzenlemeler gerekiyor.

Hayvanların yaşam hakkını tartışma konusu olmaktan çıkaran, onları gerçek anlamda koruma altına alan güçlü yasal düzenlemeler şart!..

 Aksi halde her kış aynı acıları konuşmaya, her yıl aynı vicdan yaralarıyla yüzleşmeye devam edeceğiz.

Merhamet bireysel bir erdemdir; ama adalet devlet sorumluluğudur. Ve bir toplum, ancak hem vicdanıyla hem yasalarıyla koruyabildiği ölçüde insan kalır.

 

Gözde ŞAHiN

Sunucu/Eğitimci


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —